YILSONU ETKİNLİKLERİNE TEFSİR GRUBUMUZ DA DAHİL OLDU…
0
Yorum
888

kez okundu..

 YILSONU ETKİNLİKLERİNE TEFSİR GRUBUMUZ DA DAHİL OLDU…

Yaz geldi denilebilir. Havalar ısındı okullarda son yazılılar yapılıyor, ramazan kapıda derken herkes farklı telaşlarda. Okullar son ders günlerini yılsonu etkinliklerine ayırıyor. Geziler piknikler de bu paketin içinde. Özel ders yapan gruplarda bu halkaya katıldı. Biz de tefsir grubu olarak son dersimizi İstanbul yakınlarında bir köy evi ve bahçesinde geçirdik. Konsept bir nevi yılsonu etkinliği gibi oldu. Birbirini tanımayan iki grubun bir araya gelmesinden doğan  güzellikler  yaşandı. Mekanın yeşille yakın ilişkisi yanında, hayvanların da olması neredeyse unuttuğumuz köy kokusunu bize yaşattı. Dış mekanda yenilen yemekler de güzeldi. Ama ayın en sıcak günü olması bizi yine içeride oturmaya ve klimaya mecbur etti.

Gruptakilerin hepsi yetenekli, eğitimli, entelektüel hanımlardı. Hukukçusundan, tasarımcısına, mühendisine, psikoloğuna ve tabi ilahiyatçıların da olduğu bir gruptu. Farklı zaman aralıklarında din ile de temasa geçen grubumuz artık hayatlarına da dahil etmişlerdi. Bu süreçte kamusal alanda yaşanan olumsuzluklara dahil olmaları insanın çiğ yanını yansıtması açısından ilginçti. Annesi tesettürlü olduğu için İstanbul’un önemli bir okulunda ilkokula başlayan oğluyla arkadaşları ve veliler ancak babanın mesleğini öğrendikleri 3. sınıfta iletişime geçmişler. Tek tek ne çok hikaye var bu aymazlıklara muhatap olan… Bu gibi grup gündeminde daha çok hatıralar konuşulur. Yaklaşan ramazan evde özellikle çocukları oruç ve ramazan havasına sokabilmek için neler yapılması gerektiği öncelikli konulardandı.

Bir arkadaş teravih gezmelerini önerdi. Özellikle Enderun teravihlerinin kılındığı camiler müftülüklerden öğrenilerek çocuklara güzel bir ramazan havası yaşatılacağını söyledi. Çocukken kendi cami maceralarını da ekleyerek tabi… Bir başka arkadaş da özellikle yaşı büyük çocuklar için temalı cami teravihleri olabilir dedi. Bir sene hanım sultan camileri, bir sene paşa camileri vs. gün içinde yapılacak araştırma da cami ve teravih ilişkisini tarihle bütünleştirerek günümüze getirecekti. Bir başka arkadaş da kendi çocuklarıyla yaptığı tecrübeyi anlattı. Haftada bir gün dışarıda sahur yapmayı ve sabah ezanlarını Galata Köprüsünde dinlemeyi tavsiye etti. Çünkü İstanbul geceden sabaha yelken açarken  her üç yakadan günü karşılayan bütün ezanları duymak ve o havayı hissetmek mümkün oluyordu. Bu manzara da çocukların dünyasında tarifsiz güzellikler oluşturuyordu.

Bir başka hanım beyinin kendi camilerinde imamla anlaştığını teravihten önce ona para verdiğini namazdan sonra çocuğuyla konuşup bu harçlığı ona vermesini istediğini anlattı. Çocuklar bakmışlar ki kumbara doluyor cami cemaat müdavimi olmuşlar alışana kadar tabi.. şimdi de keyifle  müezzinlik bile yapıyorlarmış. Hatta geçmiş ramazanlarda bir program için Boston’a giden çocuğuna Ramazandır, Kadir gecesidir sakın bir ihmalkarlığın olmasın, orucunu namazını feda etme diye tembih üstüne  tembih yapınca çocuk anne Boston merkez caminin müezzinliğini yapıyorum merak etme diye resim göndermiş…

Bir başka hanım söze karıştı. Çocuklarına Kur’an öğretmesi için çok güzel bir hocahanım bulduğunu ve fakat günleri dolu olduğu için kabul etmediğini söyledi. Ama ertesi gün hocahanım aramış ve; teklifini kabul ediyorum çünkü bütün gece rüyamda seninle uğraştım: senden yardım isteyen bir kişiye sen yardım etmiyorsun da yol tarif ediyorsun denildi diye ihtar edildim demiş.  Ben istersem böyle isterim diye de ekledi. Bu sefer madem eve hocahanım geliyor, Kur’an öğrenmek de istiyorsun o zaman sen de başla dedik. Zaten hocahanım kendisine de öğretmek istiyor ve fakat hanım o kadar eğitimine rağmen öğrenemeyeceği kaygısı taşıyordu. Bunun üzerine grubun hocası öğrenmek için gayret etmezsen bu sefer ben girerim rüyana deyince gruptaki herkes kahkahaları patlattı.

Sonra bir başka  anısını devreye girdi. Yine Kur’an derslerinin birinde hatim için cüz dağıtılıyormuş. Ama hanım hatim nedir, cüz nedir bilmiyormuş. Bakıyor gruptan birisi bana 7-8 yaz diyor. Öteki 15-16 yaz diyor.  Ben de bu işin içinde olmalıyım diye bana da yaz iki cüz diyor. Sonra eve geliyor unutuyor. Birkaç gün sonra hatırlayıp beyine söylüyor. Adamcağız eyvah sen ne yaptın nasıl okuyacağız bu cüzleri ben bilmiyorum sen bilmiyorsun diyor ve başlıyorlar Kur’an bilen insan aramaya… anlatıcının anlatıma kattığı zenginlik yazı da pek belli olmasa da anlaşılacağı üzere her hikayenin neşeye dönük yüzü en üst perdedendi.

Bu sefer bir başka hanım söze girdi. Bir de turceun hanım vardı o nasıldı diye sordu ve başladı anlatmaya… anlayan anladı tabi… Bir gün grup içinde yasin okunuyormuş. Turceun diyen hemen söze başlıyor ve yaz benden bir yasin diyormuş. bitiren yaz benden bir yasin diye yüksek sesle yazıcı kişiye söyleyince bu hanımda yasinin son kelimesi olan turceunu okur okumaz yaz benden de bir turceun hanım demiş… patladı yine kahkalar tabi…

Gitmeye yakın evin büyük annesinin iki hatminin duası da yapıldı. Güler yüzlü, nezahetli ev sabimizin bizleri bir araya getirmesi ve bu güzel güne imkan tanıması da çok güzeldi. Tek üzüntümüz  sınıf başkanımızın rahatsızlanmasıyla aramızda olmaması idi. Ona da acil şifalar diledik ve bize böyle bir imkan tanıdığı için teşekkür ettik. Ve tabi en büyük şükür ve hamd bize bu güzel günü nasip eden  Rabbimize yapıldı. İşte bizim tefsir grubunun yılsonu etkinliği böyle geçti.

Nevin Meriç

2.6.2016

2.6.2016 tarihinde yazıldı..
Nevin MERİÇ

İsminiz
Puanınız
Yorumunuz
Kalan karatkter sayısı : 500
Yorumumu Gönder


Anasayfa | Ziyaretçi Yorumları | Galeri | İletişim         

  

NEVİN MERİÇ® 2011  RESMİ WEB SİTESİ |www.nevinmeric.com
Yayınlanan yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması  5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre (YASAKTIR) suçtur.