Şimdi Biz Ne Namazı Kıldık?
0
Yorum
1619

kez okundu..

 

Şimdi Biz Ne Namazı Kıldık?
Bir Cuma gününe daha geldik. Ramazanın da sekizinci günü olmuş. Sayılı gün işte kuş gibi geldi gidiyor. Gerçi bu sene daha ağırlaştı gibi. Havaların mevsim normallerinin üstünde seyretmesi orucu daha da aslına rucu haline sokuyor sanki. Bizde Ramazanın yoğunluğunda oruç ve fetva sorularıyla cebelleşiyoruz. Bu akşam teravih teyzeleriyle iftar yapacağız: Sultanahmette. Rezervasyon işi bana ait. Cuma vaktine denk getirerek çıktım yola. Dolayısıyla cuma namazı Sultanahmet te kılınacak. İyi oldu epeydir bu yolda gidip gelmiyordum. Birkaç sene öncesini hatırlayarak Cuma güzergahından camiye yöneldim. Meydanın yeni düzenlenmesi taş ağırlıklı olmuş. Canım çayırlar yerini taşlara bırakmış. Ve bir çok masa konmuş insanımız iftar yapsın diye ama yakında oturanlar daha öğlenden çocukları gönderip masa kapıyorlar. Bunun için yeşilden olmak gerekiyor muydu diye düşünüyorum. İnsan yeşile de oturabilir, nedir bizde ki yeşil fobisi anlamıyorum.
Ramazan için ufak bir çarşı da kurulmuş ama bu sıcakta gezecek halim yok. Daha sonra da gezeceğimi düşünmüyorum. Her zaman girdiğim avlu kapısına yöneldiğimde kapıların işaretlendiğini gördüm. Burası B kapısıymış. Meydana en yakın kapı. Avlu her zamanki halinde. Bir kısım insanlar abdest alıyor, diğerleri de avluyu dolaşıyor. Camiye girenler de var. Bende arkayı dolaşmaya üşendiğim için ilk merdivenlere yöneliyorum. Neyse ki kapıdan geri döndürmüyorlar. Cemaatte biraz azalma var gibi. Yerli ve yabancı turistler memleketine gitmiş galiba. Camiye girip üst kata çıkıyorum. Üst balkonun hepsi hanımlara ait artık. Benim bulunduğum yer tenha. Demek ki kadın cemaatin önemli bir kısmını yabancı ülkelerden gelen Müslümanlar oluşturuyormuş.
Neyse hemen Kur’an’ımı alıp hatmime devam ediyorum. İnşallah bitiririm. Tramvayla geleli beri Kuran okumalarım azaldı. O yüzden bu ramazan hatim işine hassasiyet gösteriyorum. Vaaz başladı, tanıdık bir ses. Ramazanın önemi üzerine sözüne başladı bakalım nasıl bitirecek. Hava alabildiğine sıcak, bütün camlar açık ama hiç rüzgar yok. Arada sırada hafif bir esinti yüzleri memnun ediyor. Vaaz kendi formatında devam ediyor, hoca aklına gelen her şeyi dahil ediyor vaaza. Şimdi de tüketime , israfa girdik. Ramazan bereket ve paylaşma ayı ne de olsa … dışarıdan okunan ezanın sesi geliyor. Artık namaza geçeceğiz ama hoca hiç oralı değil konuşmasına devam ediyor. Ramazanla başlayan vaaz, tüketim toplumu avm … lerle bitti. Saf düzeltme komutuyla camide bir hareketlenme oldu. Bizde saflara dikkat ediyoruz ama fazla sıklaşmadan ne de olsa sıcak , hizada olmak yeterli. Kaldı ki yer de var. Sünneti kıldık. Emrullah hoca emekli oldu. Yeni imam namazı kıldıracak bakalım ne gibi farklılıkla olmuş.
Hutbe selam üzerine, aranızda selamı yayınız. Kan dökmeyiniz. Birbirinize hürmet ediniz. Adam olunuz ey insanoğlu yani. Arakan Müslümanlarının işkenceye maruz hayatları film gibi gözümün önünden geçerken, Suriye, Irak, Bosna, Cengiz, Moğollar da zihne dahil oluyor. İnsan, kanı ne kadar çok seviyor. Tarihin kan üzerinden devam eden akışı … ve birden ses değişti. Mikrofon iyi olmadığı için önce anlayamadım sonradan fark ettim hoca İngilizce hutbeye geçmiş. İngiliz hakimiyetinin ibadet diline evrilmesi. Cemaatin yüzüne bakıyorum herkes mihraba odaklanmış hocaya dikmiş gözlerini anlamaya çalışıyor. Güçlü ve anlaşılır bir hitap insanın başını öne eğdirirken, şaşkınlık hali anlamaya yönelik arayış gözleri fırdolayor sanki. Allah’tan kısa sürdü. Granada’da benzer durumla karşılaşmıştık ama namaz bittikten sonra isteyen hutbenin İspanyolcasını dinliyordu. Namaza dahil etmiyorlardı. Ama ilginç bir gözlem oldu aynı ses tonu ve tarzının Arapça, Türkçe ve İngilizce üzerinde eylemlemesi halini müşahede ettik. Ne cümle amma… ve duyurular. Yarın Sn Diyanet İşleri Başkanımız Prof Dr Mehmet Görmez hocamız teravih öncesi Sultanahmet caminde olacak ve konuşma yapacakmış. Pazar öğleden sonra da bir çok hafızdan Kuran tilaveti camiye gelenlerin kalp ve kulaklarına akacakmış. Ramazan bereket ve maneviyat mevsimi ihmal etmemek iyi değerlendirmek lazım.
         Kamet okunuyor, saflar hizaya giriyor cami fazla kalabalık değil arkada boşluklar bile var ama bu havada dışarıda kılmak tercih ediliyor. Namazın da yemeğinde açık havada olanı daha güzel oluyor sanki. İmam ilk rekatta amenerrasulü suresini okuyor, surenin sonunda ki dualara göz yaşları acı çeken madur ve mazlum insanlar dahil oluyor. İkinci rekatta benzer modda ayetlerden düzenlenmiş. Okuyuş İstanbul usulü bu da namaza ayrı bir hava katıyor.
Ve namaz bitti güzel oldu. Son sünnete geçtim ki yanımda yükselen bir ses; ezan okunmadı değil mi. şimdi biz ne namazı kıldık? Bu hanımlar her zaman beni güldürecek bir nüansı gösteriyorlar ya müthiş doğrusu. Bi cami cemaatle namaz kıldık ve kendisi de cemaate dahil oldu ama ezan okunmamış. İşte günün anlam ve önemi de bu sözlerde takılı kaldı. 27.7.2012 Nevin Meriç
27.7.2012 tarihinde yazıldı..
Nevin MERİÇ

İsminiz
Puanınız
Yorumunuz
Kalan karatkter sayısı : 500
Yorumumu Gönder


Anasayfa | Ziyaretçi Yorumları | Galeri | İletişim         

  

NEVİN MERİÇ® 2011  RESMİ WEB SİTESİ |www.nevinmeric.com
Yayınlanan yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması  5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre (YASAKTIR) suçtur.