Ramazana Girerken
0
Yorum
1139

kez okundu..

Bir Ramazan ayına daha girerken..

Bu sene emekliliğimin ilk Ramazan ayı olacak. Uzun yıllardır hasretle beklediğim sessiz sakin bir ramazanı geçirmeyi ummaktayım. Büyük bir ihtimalle iftardan sahura kadar oturacağım. Şimdiye kadar hiç yapmadığım bir olay. Bir sonraki günün mesai olmamasının keyfi, günü ve sahuru daha özgür planlama imkanı verecek diye ummaktayım. Gün ibadet ve hizmetle şekillenir inşaallah. Teravihin rekat sayısı son yıllarda gittikçe azalırken meşhur olduğu üzere kılmaya özen göstermek ayrıcalığını yaşamak istiyorum. İftarlar da hızlandırılmış takvime kurban olmayacak. Sabır ve tevekkülle kendini izhar edene kadar beklenecek.

Ramazan gezmelerine de vakit ayrılacak tabi. Kentin ilçe ve camileri ramazanla şenlenirken bu halkaya dahil olmanın sevinci yaşanıp,  şükrü eda edilecek inşaallah. Gezmenin insanı bir çok açılardan bilgilendiren yönü, ibadet de dahil edilerek daha bir özgünleşecek. Artık  günümüzde cer'e çıkılmıyor oysa çok değil 1970-80'lerin ramazanlarında bile cer'e çıkıldığı okuduğumuz hatıratlardan anlaşılmakta. Şimdilerde hem en ücra köyde bile imam kadrosu bulunmakta hem de Kur'an okumayı bilmek konusunda ülke olarak çok mesafe aldık elhamdülillah...

Şehir olarak İstanbul özellikle ramazanda farklı bir atmosfere bürünür. Bir Ramazanlık elbisesi var sanki ve onu kuşanır. Ta üç aylardan başlayan ve ülkemiz şehirlerinden gelen kadın ve erkek ziyaretçilerle dolar camileri. Günün her saatinde ziyaretçi olur. Hatta ben Süleymaniy'de mesaiye giderken camiye ilk gelenleri karşılardım bazı ramazan günlerinde. Namazlar da bu minvalde çok renkli cemaat profilleri olurdu. Bazı Ramazan cumalarında camide olduğu halde 'kadın cuma kılmaz' algısı üzerinden cuma namazından kendini mahrum eden  hanımlarla karşılaşırdık da neden saatlerce yapılan yolculukta "cuma nasıl kılınır, camide olan kadın-erkek nasıl namaz kılar" şeklinde, hocaları tarafından bir öğretme ameliyesi yapılmaz diye hayıflanırdık ...

Ramazan medyada da değişime neden olur. Bir kaç hafta evvelinden promosyon Kur'an kitap ve cd reklamları dönmeye başladı bile ekranlarda. Alo fetva da  ramazanda medya tarafından sıkça aranır. Röportajlar, yazılar alo fetvayı medyanın gündemine oturtur ama nasıl; geçenlerde twitterda alo fetva diye bir başlık görünce gayri ihtiyari açtım. İstanbul fetvanın geçen seneki röportaj fotografının altına bu sene Erzurum Müftüsünden aldıkları bilgileri koymuşlar. Ne de olsa kaç kişi bunu farkedecek ki. Genelde böyle baştansavmacılık şeklinde oluyor medyanın  yaklaşımı iş ahlakı. Allah'a şükür hepsi değil de rahat bir nefes alıyoruz.

Aslında ramazanı daha sade küçük bir yerde geçirmek farklı  olabilirdi diye de düşnmeden edemiyorum. En azından tecrübe etmek babından. Ufak şirin bir köy camisinde teravih kılmak mesela. Gerçi imam konusunda sıkıntı yaşanabilir. "Bazı imamların Kur'an tilavetini düzeltmekten arkasında namaz kılamıyorum" demişti bir arkadaş. Küçük yerlerde bu sorunlara maruz kalma riski daha çok. Yıllar var ki cemaatle teravih kılmıyorum. Oysa gençliğimde Hüdai teravihlerinin müdavimiydim. Ne zaman ki kadınları rutubetli bodruma koydular camiden de namazdan da ayağım çekildi. Gidemiyor, uzaktan okumakla iktifa ediyorum. Oysa bir zamanlar bizim üsküdara inme yolumuz, rehberimizdi Aziz Mahmut Hüdai. Masa başında alınan kararların insanın ruhunda bıraktığı izler tahmin bile edilemez. Bir avuç insan namaz kılarken Hüdai caminde biz de yukarı katı dolduran bir kaç kadındık rutubetli bodruma atılmadan önce.... Sıcak yaz günlerinde cam kenarında konuşlanmak için epey erken giderdik camiye... O yıllarda kaldı cemaatle teravih. Bu sene ihya edebilir miyim bilmiyorum. Vakit geç oluyor. Bizim arkadaşlar temalı teravih gezmeleri yapıyorlar. Bir sene banisi hanım olan camilerde kıldılar tevihi. Zeynep Sultan caminde ben de katıldım onlara. Selatin camilerin gölgesinde kaldığından bizim gruptan başka cemaat yoktu. Erkeklerde imam, oğlu ve müezzindi. O da ilginç bir deneyim oldu. Geçen sene de Paşa Camilerini gezdiler. Bu senenin konseptini bilmiyorum.... Bu sene yorgun olmayacağımdan belki katılırım bir iki teravihlerine diye ummaktayım...

Bir kaç İsam iftarı da yaparız artık. Ne de olsa gruptan tatile denk geldiğinden isam'a konuşlananlar olacak. Onları iftarda yalnız bırakmak olmaz ...

Ramazan aynı zamanda kitap ayı. Ramazan ayı kitap fuarı bir senelik siparişleri bekliyor. Bu sene 17 Haziran'da açılacakmış. Her sene takip ederim ama Ramazan'ın başında açıldığını sanıyordum. Takvim gecikince baya şaşırdım bu gafletime ... Büyükler, çocuklar tatilin verdiği rahatlıkla hem selatin camileri geziyor hem de alış veriş yapıyorlar... Bir tanıdık Kur'an'da yanlışları düzelten kalem istemişti de çok şaşırmıştım. O da hiç mi reklamını görmedin diye bana şaşırmıştı. Ben reklam izlemem ki... Zorunlu vitrin seyrettiriyorlar diye reklam izlemeyi absürt buluyorum. Bunu anladıkları için kanallar aynı saatte reklama giriyorlar. Bir itiraz konusu da bu olabilir mesela...

İşte böyle bir Ramazan daha  kendi programıyla gümbür gümbür geliyor. Allah ihya eden ve kazananlardan eyler inşaallah...

Nevin Meriç

31.5.2016

 

31.5.2016 tarihinde yazıldı..
Nevin MERİÇ

İsminiz
Puanınız
Yorumunuz
Kalan karatkter sayısı : 500
Yorumumu Gönder


Anasayfa | Ziyaretçi Yorumları | Galeri | İletişim         

  

NEVİN MERİÇ® 2011  RESMİ WEB SİTESİ |www.nevinmeric.com
Yayınlanan yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması  5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre (YASAKTIR) suçtur.