Ramazan ayında nerede o durgun ve uçuk Müslüman yüzü
0
Yorum
1525

kez okundu..

 

Ramazan ayında nerede o durgun ve uçuk Müslüman yüzü…Nevin Meriç
Bir Ramazanın arifesinde eller Rahman’a yönelmiş duaya yükselirken kalpler merhamete muntazır, akıl bir acaba ile şaşkın vaziyette (mi).
Kızgın güneşin altında yanmak Ramazan’ın kelime anlamlarından biridir ki bu sene ve gelecek yakın senelerde de bu içeriği yaşayacağımız anlaşılıyor. Bu durum tutulacak oruçları da anlamına yaklaştırırken kul olma bilincini daha da içselleştirme imkanı da verecek gibime geliyor. Yoksa neden bu kadar uzun ve sıkıntılı günlerde aç – susuz kalınsın değil mi, bunun bir anlamı olmalı. Bazı kesimlerin tuzak soruları ‘Allah’ın buna ihtiyacı olmadığı şeklinde’ oluyor. Tabi ki Allah’ın yok ama kul’un ihtiyacı, kul açısından bu günleri oruçlu geçirmekle kazanılacaklar tam olarak bilinebilir mi? bu soru havada kalıyor.
Her ramazan ayının gündeminde ‘nerede eski ramazanlar’ fehvasınca yayınlar konuşmalar vardır. Ama bunun hemen hemen her devirde yapıldığı bilinmekte. Mesela Büyük Harbin Son Yılları 1917’ de Falih Rıfkı’nın; geç vakitte bir iftar davetine gitmek için Mehmet Paşa Yokuşundan bizim semte inerken yaptığı gözlemler gibi… ‘Artık hiç bir mahallede niçin eski Ramazan havası kalmadığını düşünüyordum. Bu hava bir ıtır gibi, bir türbe içi gibi, esrar ve ruh gibi kokardı. Şimdi hangi Rum ayına rastlarsa Ramazan onunla kabuklanmaktadır. Üstündeki ıtır uçtu; esrar kurudu. Sokakta dolaşanlara bakınız; nerede o durgun ve uçuk Müslüman yüzü, nerede o tütsü ve keyif dalgınlığı. şu iftara çağrılış bile özenti gibi geldi de kendimden sıkıldım. (Falih Rıfkı, Eski Saat (1917-1933) Akşam Matbaası, İstanbul, 1933, s, 26.) yazarın samimi itirafları biraz da günümüzü yansıtmakta.
İbadetlerde mantık aramayı çok da önemsemiyorum. İbadetler kul içindir. Kul olmayı becerebilmek, başarmak da belli bir süreç ve eğitim basamaklarını geçmekle mümkün. Ramazan da bu basamaklardan biridir. İnsan Allah emrettiyse ve şimdiye kadar Peygamber de dahil her Müslüman böyle yapmış ise ben de kendimi bu büyük halkaya dahil ediyor ve duaya duruyorum demelidir. Yoksa akıl bir çok oyunlarla çok rahat kişiyi kandırır. Burada şöyle bir duyumumu örnek vermek istiyorum. Birkaç gün önce bir grupla konuşurken, müdüre hanımlardan biri, ‘bu sıcaklarda oruç tutulur mu, kışın tutarsın, ben öyle yapıyorum’ dediğini duyup şok olmuştum. Kamusal alan – ibadet sıkıntısı bazı durumlarda had safhada oluyor ama bu şekilde bir revizyon tam bir alt – üst oluşu karşımıza çıkartıyor. Öncelikle ibadet takvimini değiştirme , buna yetkiyi kimden nereden nasıl almış veya böyle bir yetki kimde var sorusu, insan ibadet ilişkisinde gerginlik alanları…
Burada iç içe geçen bir çok alan var. öncelikle insan – ibadet ilişkisinin vazgeçilmez bir bağ olduğu önemlidir ama ibadetten istenilen düzeyde faydalanmak kendi kuralları çerçevesinde yerine getirmekle mümkündür. Zaman ve bazı durumlarda mekanla da sınırlı olan ibadetler kişinin talepleri doğrultusunda değiştirilemez. Ancak zaruret ki sağlık ve seyahatte olmak şıkkı buna girer, o zaman da ibadet sorumluluğu kişiden düşer. Bunun dışında ki zorluk ve meşakkat kişiye ibadeti değiştirme ruhsatı veremez. Bilakis insan ibadeti yapmayı kolaylaştırıcı tedbirler almalıdır. Mesela tatili Bodrum Antalya’ya revize etmek yerine Ramazan’a tahvil edip, inanç turizmi çerçevesinde geçirmeyi deneyebilir…
Bunun dışında tatil imkanı olmayan, izinlerin kaldırıldığı işler de vardır. Özellikle bizim işimiz gibi. Vatandaşa sekiz saat konuşarak hizmet verirken, kuruyan gırtlağı acıtarak, yırtarak çıkan harfleri tecrübe etmek bu sayede mümkün olmuştur. Burada kula sadece Allah’a yönelmek düşer, başka hiçbir yardımcı yoktur çünkü. Ve ancak o zaman aklın da bir türlü anlayamadığı gelirken yaşanan telaşı, içindeyken görülmediği Ramazanlara ulaşılır. Dolayısıyla demem o ki her güne, her ana, her ibadete istediği rolü verirseniz o da sizin ihtiyacınız olanları fazlasıyla bağışlar. O yüzden Ramazanın bir anlamı da ‘rahmet ayı’dır. Yanmada rahmet buldu bu gönlüm misali… 27.7.2011 www.medyasofa.com
31.7.2011 tarihinde yazıldı..
Nevin MERİÇ

İsminiz
Puanınız
Yorumunuz
Kalan karatkter sayısı : 500
Yorumumu Gönder


Anasayfa | Ziyaretçi Yorumları | Galeri | İletişim         

  

NEVİN MERİÇ® 2011  RESMİ WEB SİTESİ |www.nevinmeric.com
Yayınlanan yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması  5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre (YASAKTIR) suçtur.