NİHAYET VE FAKAT…
0
Yorum
1399

kez okundu..

 

NİHAYET VE FAKAT…
Nihayet Nurisomaniye caminde Cuma kılmaya başladık. Geçen hafta başlamıştım ama emin olmak için bir hafta daha yazıyı geciktirdim. Caminin restorasyondan sonra ki hali gerçekten çok güzel. Mihrab kubbe süslemeleri Müftülük binasındaki ana odanın benzeri. Demek ki bir konsept üzerine yapılmış. Diğer kubbeler ise sade hatta oldukça sade bir tarzda. Aslında daha uygun bir vakitte camiyi gezip resim çekmek lazım ama bakalım ne zaman kısmet olacak. Bu günlerde cami mimarisinde yeni tarzları denemek için yapılan söylem ve gündemlerin hilafına çok estetik ve güzel bir cami. Akustik de müthiş. Süleymaniye ve Sultanahmet’in hilafına ses çok net, güzel bir şekilde dağılıyor caminin içine…
Namaz vakti yaklaşınca düştük yollara. Biraz erken gitmeliyiz. Çünkü kadınlara ayrılan yer 25 kişilik. Takdir edersiniz ki Kapalı çarşının dibinde yirmiş beş kişilik bir kutucuk çabuk dolar. Nitekim tahmin ettiğim gibi oldu. Çok kısa zamanda bizim kutucuk doldu. Çoğunluk ta turistler tabii. Kadınların yanında çocuklar da olduğundan cümbür cemaat vaazı dinliyoruz. Neyse yabancıların cami – çocuk eğitimi daha başarılı olduğundan rahatsız edici bir durum yaşanmadı. Anne tarafından kocaman çantasıyla içinde oyuncaktan, dökülmeyen yiyeceklere kadar çocukların her türlü ihtiyacı karşılanıyordu. Bizde de en kısa zamanda bu durum yerleşir inşallah. En azından namaz kılınırken çocuklar camiyi sahaya çevirmezler…
Vaaz başladı ama ben hatmime devam etmeyi yeğledim. Buna rağmen bazı cümleler zihinde kalıyordu tabi. Tema savaşlar, çatışmalar üzerine. Verilen örnekler de İslam ülkeleri Afganistan’dan – Somaliye kadar bir çok ülke geçiyor hitabın içinde. Buralarda ki çatışmaların merkezinde de kardeşler arası çatışma ve kavgalar olarak belirlendi. Kardeş kelimesine yüklediğiniz anlam hz. Adem’in çocukları olursa bu konsept doğru tabi … Ama aşırı zengin ve doymuş kardeş hırsla fakire bindirdikçe bindirmesi buharlaşıyor.
Artık namaza geçiyoruz. Her zaman karşılaşılan manzara burada da devreye girdi. Herkes kıyamda ama yabancı hanımlar sünnet kılındığını bilemediklerinden anlamaya çalışıyorlar bizim namazımızı. Tahiyyatü’l-mescid kelimesi geçiyor bir ara. Sünneti bitirip duruma açıklık getiriyorum. Sünneti kılmayacaklarını söylüyorlar o zaman ayakta beklemenize gerek yok diyorum oturuyorum. Sükunetle hutbeyi dinliyoruz, az miktarıyla da olsa namazın rüknünden çünkü. İman amel ilişkisi…
Sırada kamet var. Cemaat safları sıkıştırmaya çağrılıyor. Caminin arka tarafında birkaç saflık yer boşaldı ama dışarıdakiler ya gelmiyor ya da havadar bir yerde kılmayı tercih ediyorlar. Aslında biz çıkabiliriz ama şimdi sorun oluşturmayıp tıkış tıkış kılalım. Bakalım kısa zamanda bu camide de Süleymaniye, Sultanahmet konsepti buradada uygulanır da üst katın bir bölümüne çıkarız. Bu camiye kadınlar cumada gelmez diyen cami yetkililerine duyurulur. Cuma namazı için kadınlara ayrılan bölümün kesinlikle büyütülmesi gerekiyor.  22.6.2012 …. Nevin Meriç
22.6.2012 tarihinde yazıldı..
Nevin MERİÇ

İsminiz
Puanınız
Yorumunuz
Kalan karatkter sayısı : 500
Yorumumu Gönder


Anasayfa | Ziyaretçi Yorumları | Galeri | İletişim         

  

NEVİN MERİÇ® 2011  RESMİ WEB SİTESİ |www.nevinmeric.com
Yayınlanan yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması  5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre (YASAKTIR) suçtur.