Neden insan Allah’ın kendisini yükümlü kılmadığı bir ibadeti illa yapmak ister?
0
Yorum
1541

kez okundu..

Neden insan Allah’ın kendisini yükümlü kılmadığı

bir ibadeti illa yapmak ister?

 

Mahremsiz kadın fakir olsa dahi hacca gidebilir mi?

İnsanın yaratılış gayesi olan ibadet bir çok açılardan değerlendirilebilir. Öncelikli olan ise ibadetin amacı ve neden ibadet ettiğimizdir. İbadetin ilk cüzü ‘Allah’ın emri’ olmasıdır. ‘İnsanları ve cinleri bana ibadet etsinler diye yarattım’ diyen Allahü Teala, aynı zamanda insanın dünya hayatında varoluş nedeni ve biçimini de belirlemiştir. Bu anlamda Allah’ın emrine uygun hareket eden insanın her davranışı eylemi ‘ibadet’ formu içinde değerlendirilir. 

Haccın farz olma durumuna yani Allah’ın emrine uygun düşen yönünde ise şu gereklilikler bulunmaktadır. Hac: nisap miktarı mala sahip olan Müslümanların hac için gerekli yol meşakkatine dayanacak sağlık ve yol ücretini temin etmesiyle, kendisine ‘farz’ olan, diğer bir ifadeyle yapılma vakti gelen ibadettir. Bu anlamda haccın gereklilik şartı, nisap miktarı mal, sağlık, yol güvenliği ve vakit, gibi şartlar bulunmaktadır. 

Yukarıda ki soruyu bu açıklamalara göre değerlendirdiğimizde ise: ilk gereklilik şartımız olan nisap miktarı mala sahip olma şıkkı, kişinin fakir olmasıyla düşmektedir. Bu özellik kişiyi hac ibadetine dair yükümlülükten kurtarmaktadır. Bir başka ifadeyle bu kişi/lere hac farz değildir; Allah’u tealanın bu sorusundan muaf durumdadırlar. Sorunun diğer şıkkı ‘kadının mahremsiz haccı’ yol güvenliği olmadığı durumlar için geçerli olduğundan, güvenlik sağlandığında kalkan bir şarttır. Yani farziyet için gerekli nisap miktarı mal gibi olmazsa olmaz bir şart değildir. Bu anlamda sorumuzda bir gerekli, bir de zamana bağlı olarak değişen hac şartı bulunmaktadır. 

Burada sorulması gereken soru; neden insan Allah’ın kendisini yükümlü kılmadığı bir ibadeti illa yapmak ister?.Sorunun arka planında duygusal yaklaşımlar dikkati çekmektedir.  Özellikle görsel medya hac mekanlarını hatta haccın her rüknünü canlı yayınlar üzerinden dünyaya servis etmesiyle insan – talep ilişkisi gereklilikten , istek/ duygusal forma taşınmaktadır. Bir başka ifadeyle medyanın neden olduğu ihtiyaçtan/gereklilikten bağımsız ‘talep’ durumu hac içinde karşımıza çıkmaktadır. Bunu besleyen kapital uygulamalar umre için yapılırken yakın zamanda hac için de olabilir gibime gelmekte. Mesela; …. Şu özelliklere sahip olanı bedava hacca gönderme … vs gibi, uygulamalarla yakın dönemde karşılaşmak mümkün gibi görülmekte. 

Bir başka duygusal indirgeme de fakirlik – mahrumiyet ilişkisi merkezli algının ibadet üzerinden aktiflenmesidir. Oysa ibadeti yapmak, kabul olduğu anlamına gelmemekte. Nitekim hacca gidip geldikten sonra haramları dahi yapan hacılara dair örnekler fetva sorularında sıklıkla karşımıza çıkmaktadır ne yazık ki… Dolayısıyla fakirlikten hacca gidememek bir yoksunluk değil bir başka formda Allah’ın emrini yerine getirmektir. Bunda ısrar etmeyi besleyen duygu ise, form değiştirmiş ‘haz’ algısına dair bir cüzdür diyebiliriz. 

Peki gelenek bu gibi durumları nasıl çözmüştür diye de bir soru sorabiliriz. Dr.Ayşe Hümeyra Ökten kitabından da öğrendiğimiz gibi eskiden insanlar el becerileri ve kendi kazançlarıyla hacca gitmeyi önemserlerdi. Bu yüzden hac yolları kapalı olduğu halde iğne yaparak hayatını kazanan, aile geçindiren Ayşe Hanım teyze hac parası biriktirmiştir. Oya yaparak, dikiş dikerek, patik örerek … vs bir çok kadının hac parası biriktirdiği ve hacca gittiğini sözlü veya yazılı kaynaklarımızdan öğreniyoruz. Günümüzde böyle kıyıya köşeye hac için para koyma düşüncesi ortadan kalkmış gibi görülüyor. Hayata dair gereklilikleri azaltıp yerine ibadet için gerekliliği koyma düşüncesi ciddi anlamda yara aldı diyebilirim. 

İkinci çözüm şekli de vekaleten hacca gönderilme durumu. Sağlık nedeniyle hacca gidemeyenler veya hacca gitmeden vefat eden kadın ve erkek müslümanın bu görevini yerine getirmesi için etrafımızda bu imkana sahip olmayan ve fakat düzgün, doğru insanlara bakmamız iyi olur. Burada da sorunlar var gibi; daha çok, sürekli hacca giden kişiler tercih ediliyor ne yazık ki …  Böylece sorun çok katmanlı olarak fetva sorularında karşımıza çıkıyor. Kredi kartıyla hac, zekatı hacca bağlamak …vs. Kişi parasını biriktirerek hacca gidebilir ama haccı zekata bağlamak ahlaki değildir. Zekat hayatiyeti devam ettirebilmek içindir, Allah’ın sorumlu tutmadığı bir ibadeti yaptırmak için olmasa gerektir diye düşünüyorum. Burada istemek, duygusal yoğunluğu da gidermek önemli değil midir diye soracaklar da olabilir. evet duyguları da yabana atmamak gerekir ama unutmamak da gerekir ki burada Allah’ın bizden istemediği bir ibadeti yapıyoruz. Dolayısıyla burada duygu durumumuzu gözden geçirip bir başka fakirin hayatıyla oynamamayı öncelemeliyiz. Ayrıca fakir de olsak Somali de ki fakirlere, açlara böyle bir ikramda bulunabiliriz. Kredi ile hacda ise ibadete karıştırılma riski olan ‘Faiz/haram’ lık durumu vardır ki Müslüman için düşünülemez bir uygulamadır. 

Bütün bu açıklamalardan sonra fakir kadın eline geçen paraları biriktirerek veya vekil olarak hacca gidebilir ama kredi, faiz, zekat parasıyla hacca gitmemelidir diyebilirim. 

 

 
Nevin MERİÇ / / 2011-10-16
22.10.2011 tarihinde yazıldı..
Nevin MERİÇ

İsminiz
Puanınız
Yorumunuz
Kalan karatkter sayısı : 500
Yorumumu Gönder


Anasayfa | Ziyaretçi Yorumları | Galeri | İletişim         

  

NEVİN MERİÇ® 2011  RESMİ WEB SİTESİ |www.nevinmeric.com
Yayınlanan yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması  5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre (YASAKTIR) suçtur.