KUDÜS VE EL-HALİL’DE -BİR BAŞKA AKAR ZAMAN VE MEKAN
0
Yorum
824

kez okundu..

KUDÜS VE EL-HALİL’DE

BİR BAŞKA AKAR ZAMAN VE MEKAN

 Bazı kelimelerin kapsadığı anlam dairesi o kadar geniş ve büyüktür ki her söylendiğinde biraz durur, düşünürsünüz. Bazen de bir ah! eşlik eder kelimeye … İşte Kudüs’de böyle bir kelime. Her söylendiğinde insanı farklı duygu durumları ve iklimleriyle kuşatır. Kudüs’e gittiğinizde attığınız her adım, toprak altında gelip geçenlere dokunduğunuzu hissettirir ve onlarla birlikte dolaşırsınız adeta…

Kudüs peygamberler yurdudur adeta el-Halil. İsminde de anlaşılacağı üzere Halilürrahman/ Hz. İbrahim ve ailesinin bulunduğu şehir. Mekke, Medine ve Kudüs’den sonra o gelir. Başta Hz. İbrahim olmak üzere pek çok peygamberin kabrini bünyesinde bulundurmakla taçlanan bu mübarek şehir; Kudüs, Mekke ve Medine gibi Haremeyn-i şerifeyn ismiyle anılır. Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi sonucunda Osmanlı topraklarına dahil olur. (1517). Yavuz Sultan’dan sonraki padişahlar ve diğer devlet büyükleri de bu mukaddes yerlerin imareti için önem vermiş, bir çok cami, han,  hamam, medrese misafirhane ve imaretten oluşan külliyeler yaptırmışlardır. Bunlara gelir kaynağı olarak da pek çok vakıf tesis edilir. Bilebildiğimiz kadarı “Halilür-rahman Vakıfları” şu an yeryüzünde mevcut vakıfların en eskisidir. Bu vakıf ilk olarak Hz. İbrahim tarafından “Halil İbrahim Sofrası” olarak bilinen imaretin işletilmesi maksadıyla kurulur. Bu vakfa özellikle Emeviler döneminden itibaren yeni eklemeler yapılır. Camii ve imaret bu dönemden itibaren Kudüsteki Mescid-i Aksa ve Sahratullah ile birlikte korunup imar edilir.

El-Halil, Kudüs gibi, ilahi dinlerin üçü tarafından da kutsal sayılan bir şehirdir. Bunun sebebi; Hz İbrahim (as) ve evlatları İshak, Yakub ve onların bazı eşleri ile -bazı kaynaklara göre-Hz. Yusuf’un türbelerinin buradaki Halil Cami’nin içinde bulunmasıdır. El-Halil’in tarihi gelişimi de Kudüs’e benzer. Hz. Davud (a.s.) tarafından M.Ö. 11. yy sonra ele geçirilen bu yerler, Hz. Süleyman (as)’dan sonra İsrail ve Yehuda krallıkları olarak ikiye ayrılır. el-Halil’de Yehuda krallığı hâkimiyetine geçer. M.Ö. 538’de bölgeye Persler hâkim olur. M.Ö.332 de Makedonya kralı İskender, M.Ö. 64 yılında ise Roma valileri tarafından idare edilir. M.S. 627 yılında Bizans’ın eline geçen bölge, MS. 638’de Hz. Ömer (r.a.) tarafından alınarak Müslüman hakimiyetine geçer. 1099 -1187 yılları arasında Haçlı ordularının işgal altında kalan bölge, 1187 yılında Selahaddin Eyyubi tarafından yine Müslümanlara kazandırılır. 1517’de Yavuz Sultan Selim tarafından Osmanlı Devleti topraklarına dâhil edilen bölge 1918’de İngiliz işgaliyle elimizden çıkar.

El- Halil’de Kabri olan Peygamberler:

Hz. Davud (as): hem hükümdar hem peygamber olan Hz. Davud (as)’ın Kudüs’de doğduğu bilinir. Otuz yaşında kral olur ve kendi kabilesi olan Yahuda’yı 7 yıl Halilü'r- rahman’dan 33 yıl da Kudüs’ten yönetir. Dört büyük kitaptan biri olan Zebûr kendisine gelir. Mescid-i Aksa’nın yerini satın alarak duvarlarını ilk yükselten Hz. Davud, mescidi tamamlamaya ömrü vefa etmeyince oğlu Hz. Süleyman’a vasiyet eder. 71 yaşında vefat edince Kudüs-ü şerif”e (Dâvûd Şehrine) defnedilir.

Hz. Süleyman: Kudüs yakınlarındaki Gazze Şehrinde doğduğu bilinen Hz. Süleyman, Hz. Davud’un oğludur. Babasının vasiyeti üzerine inşasına başladığı Mescid-i Aksa’yı 7 senede tamamlar. 58 yaşında asasına dayalı olarak vefat ettiği bilinir. Mezarı Kudüste veya Taberiya gölü yakınlarında olduğu kabul edilir.

Hz. İbrahim : Kur’an-ı Kerim’de Allah (cc)’ın “Halil” diye vasıflandırdığı Ulül-azm Peygamberlerden olan Hz. İbrahim’e, Allaha olan sevgi ve bağlılığından dolayı “Halilullah” (Allahın dostu) ismi verilir. Ömrünün son yıllarını Halilü'r-rahman şehrinde geçiren Hz. İbrahim, son kez Kâbe’ye giderek hac ibadetini yerine getirir. 175 yaşında vefat eden olan Hz İbrahim, eşi Sare (Sara)’nin kabri yanına defnedilir.

Hz. İshak: Hz. İbrahim’ın Sâre adlı eşinden oğludur. Yaklaşık MÖ XIX-XVIII. yüzyıllarda yaşamıştır ve Yahudilerin Hz. İbrahim’den sonra ikinci atalarıdır 180 yaşında vefat eden Hz. İshak, evlatları tarafından babası Hz. İbrahim’in kabrinin bulunduğu mağaraya defnedilir.

Hz. Yakup: Hz. İshak’ın oğludur. Yakub’un on iki oğlu vardır. Hz. Yakub’un, Medyen veya Şam’da doğduğu rivayet edilir. Çocuklarına, vefat edince babası Hz. İshak’ın yanına defnedilmesini vasiyet eder. Oğlu Yusuf 147 yaşında vefat eden babasını, el-Halil’de dedesi İshak’ın kabri yanına defneder. Arşiv kayıtları da bunu doğrulamaktadır.

Hz. Yusuf, Hz. Yakub’un on iki oğlundan biridir. Babasının ölümünden 23 yıl sonra (120 yaşında) Mısır’da vefat eder. Hz. Yusuf ’da ölürken, atalarının kabri yanına defnedilmesini vasiyet eder. Türbesinin Halilü'r- rahman’da bulunduğu arşiv belgelerinde de görülür.

Hz. Lût: Kur’an’da adı geçen peygamberlerden olan Hz. Lut, Hz. İbrahim’in yeğenidir. Kaç sene yaşadığı ve nerede vefat ettiği tam olarak bilinememekle birlikte kabrinin Halilü'r-rahman şehrinin doğusunda Beni Naîm Köyü yakınlarında olduğu rivayet edilir. Bu rivayete göre düşünülürse Hz. Lût yaşadığı şehirlerden çıkıp, kavmini bıraktıktan sonra Hz. İbrahim’in yanına gelmiş olabilir.

Sonuç olarak Hz. İbrahim ve ailesinden bir çok peygamberin bulunduğu el-Halil, Kudüs’de önemli bir şehirdir. Kudüs gidince bu mekanlar ziyaret edilirken hem peygamberler tarihi hem de insanlığın hak-batıl mücadelesi her an yanınızda karşınızda bulunur. El- Halil camine girerken sizi karşılayan silahlar ise Sehattin Eyyübi’nin kazandırdıklarını bir kez daha hatırlamanıza vesile olur derin ah eşliğinde tabi…

Nevin Meriç 

3.1.2016 Seyyide Dergisi

 

12.2.2016 tarihinde yazıldı..
Nevin MERİÇ

İsminiz
Puanınız
Yorumunuz
Kalan karatkter sayısı : 500
Yorumumu Gönder


Anasayfa | Ziyaretçi Yorumları | Galeri | İletişim         

  

NEVİN MERİÇ® 2011  RESMİ WEB SİTESİ |www.nevinmeric.com
Yayınlanan yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması  5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre (YASAKTIR) suçtur.