Kitabınızı sorular ve sorunlar açısından ele aldığımızda kent yaşamına
0
Yorum
1562

kez okundu..

 

1- Kitabınızı sorular ve sorunlar açısından ele aldığımızda  kent yaşamına adaptasyon, en az yaşadığımız çağa uyum kadar kendini gösteriyor. bundan ailelerin etkilenmesi size göre nasıl gerçekleşiyor.
Kent yaşamına adaptasyon bir başka ifadeyle kentte yaşam kendi tarzını da bireye dayatmaktadır. Birey bu süreçlerde zihinsel dönüşüm, davranma biçimleri ve dolayısıyla yaşam tarzının yeniden belirlemesi gibi bir dizi değişimlerle karşılaşılıyor. Aile açısından daha çok kurumsal eğitimden geçen ve kentte çalışma imkanı bulan yeni jenerasyonda değişim ağırlıklı olarak kendini gösteriyor. Bir anlamda kentte çocuklar ailelerinin devamı olmuyorlar, değişen, farklılaşan bireyler oluyorlar.
 
2- soru yöneltenler sanki içlerini dökmek için bu yolu seçmiş gibi görülüyor. En azından ben öyle algıladım. Sizce bu tesbit doğru mu yoksa müftülüğün bu husustaki reel etkisini gözlemleyebiliyor musunuz?
Sadece içi dökmek anlamını çıkartamayız tabi. Her türlü anlatımdan sonra bir biçimde olay dine bağlanıyor ve dolayısıyla sizin devreye girmeniz gerekiyor. Çünkü bizimle konuşmadan sonra ciddi anlamda düşünme tarzının değiştiğini daha verilen karşılıklarda görebiliyoruz. Reel etki geri bildirimler üzerinden takip edilebilir. Bunun gerçekleştiği durumlarda çok  oluyor. Bir sene sonra arayıp siz bana şöyle demiştiniz gerçekten işe yaradı diyen telefonlarla karşılaştığımız gibi beni dinlediğiniz için  teşekkür ederim biraz rahatladım diyen telefonlarla da karşılaşıyoruz. Dolayısıyla görevimizin çok önemli ve anlamlı olduğu bizzat kişiler tarafından bize bildiriliyor.
 
3- İntihar dini anlamda günah ama hayatın akışı bazen kimilerini bu yola sürükleyebilmektedir. konuyla ilgili iletilen sorunların uyandırdığı ortalama hissiyat nedir. onulmaz yaralar mı var, yoksa bir anlık buhranın eseri mi intihar fikri?
Aslında intiharda bir kaç şık var. İntiharı düşünen, eden ve yakını. Bu üç ayrı süreç. Hepsini ayrı ayrı değerlendirmek gerekir. Eğer olay olmamışsa çok şanslısınız, kişi çıkmazından kurtulabiliyor. İntihar etmişse yakınları ciddi bir depresyon yaşıyor.  Sorunlar karşısında gerçekleştirilen karşı duruşlar kişilerin fizyolojisine, psikolojisine ve  dini motivasyonlarına göre değişiyor. Dolayısıyla bu konuda genelleme yapılamayacağını düşünüyorum. Ama şu olabiliyor; kişiyi sorunun merkezinde değil de dışına çekerek sorunu mercek altına alma ve karşı duruşlar anlamında yöntemler, metodlar geliştirmede yardımcı olunabiliyor. Bunu kişinin de istemesi gerekiyor. Dinin bu konuda kesin tutumunun da intiharı azaltan önemli bir etken olduğunu gözlemliyoruz. ‘Rahmetim gazabımı aşmıştır’ diyen bir Yaratıcıya tabi olunduğunu bilmek, birey açısından önemli bir kazanımdır.
 
4- medyanın intiharlara ivme kazandırdığı yönünde bir görüş var (sayfa sayısı yok fakat intihar ve şizofreni başlığından iki sayfa sonra) somutlaştırabilir misiniz..
İntihar haberlerinin dikkat çekici spotlarla verilmesi, filmlerde karşılaşılması…vs. Bence sorunu olan kişilerde  ortak payda ve çözümleri çağrıştırabiliyor. Ben de zayıf notu çok olan öğrencinin basında  intiharının  ele alınışını gören ve kendi evinde de benzer sorunla karşılaşan genç kendisi içinde aynı şekli düşünebiliyor. Özellikle karne dönemlerinde bu tür haberlerle sık sık karşılaşılmaktadır. Fakat dini sorumluluğuna ait bir kaygı  taşıdığı  için  bize yönelmeler de çok oluyor. Bunun dışında erkek-kız arkadaşından ayrıldığı için veya farklı gerekçelerle intiharı düşünenlerle de karşılaşmaktayız. Bunları göstermek istedim.
 
5- kadın fizyolojisinin erkek bedeni üzerinden tanımlanmasının yarattığı sakıncalara sonuçlar bölümünde değinmişsiniz. bir sonraki madde, yaratılma anlamında kadın ve erkeğin eşit olduğunu içeriyor. bu çelişki gelen yazılara, sorunlara nasıl yansıyor?
Burada yaratılma anlamında bir çelişki yok. Kadın bedenini tanımlayan da erkek  alimler yani insanlar. Ben de buna dikkat çekmiştim. Kadının bütün ibadet hayatını, sağlığını olumsuz anlamda belirliyor  ve  etkiliyor.  
6- bir önceki soruyla ilintili olarak Ab'ye hazırlanan türkiye'de kadın-erkek ilişkileri on sene içinde batı normlarını yakalayabilir mi?
Türkiye dini, kültürel, sosyal ve  toplumsal kodlar rakamsal düzenlemelerin ötesinde anlam ve değere sahiptir. Dolayısıyla kim neye, nereye hangi anlamda yetişiyor/yetişmeli iyi okumak lazım.
 
7- eşine şiddet uygulayan bir öğretmen var örnekler arasında. ve eşi 'ailem kaçtı der' gerekçesiyle tam 17 sene dayanmış, ve belli ki bir 17 sene daha dayanacak. hala mütereddit, eşime tavır koydum bu günah mı diyor. İnsanlarda dinin erkeği tutan bir inanış olduğu bilinci nasıl yerleşmiş, ve sizce sökülebilir mi?
Sorudan yola çıkarsak bu dini bir belirleme değil kişisel tercih bağlamındadır. Toplumsal cinsiyet rolleriyle şekillenen öğrenilmiş kimlik biçimleri kadın-erkek davranışlarını belirliyor. Birde yapısal faktörler, özgüven eksikliği, sosyal baskı mekanizmaları olunca kadınlar dışarıdaki dünya evimden  daha sorunlu diye problemli hayatlarını devam ettiriyorlar. Ekonomik imkansızlıkları da dikkate almak gerekir. Bu ve benzeri bir çok gerekçe hanımları yaşadığı şartları yaşanır hale getirmenin yollarını aramaya itiyor,  bu da   daha çok ‘rüya’lar üzerinden kurgulanan bir yaşam tarzı olarak devam ediyor diyebilirim.
 
8- ayetler hadisler tek taraflı yorumlanmakta ifadesi var, din eğitimi almış olanların da ailede huzursuzluk yarattığını belirtmişsiniz. bununla ilgili din adamlarının kendi arasında konuşması, ya da aldığı, (alacağı) bazı kararlar oluyor mu, olur mu ileride? zira sorun biraz da buradan kaynaklanıyor değil mi?
Din adamlarının ortak kararları ailenin içine pek giremiyor. Nitekim toplumsal alanda yapılan din şuraları bulunmakta. Orada kadın- erkek iktidar ilişkisinin yerleşik boyutları hakim. Bir de kent hayatının yalnızlaştırdığı ve dolayısıyla zayıflattığı bireyler. Bunun için yeni çözümlemelere gidilmeli. Belki mahalle site ölçeğinde yardım-destek üniteleri oluşturulabilir.
 
9- cinsellikle ilgili konularda da  modern yaşamın fetvaya iletilen sorulara etkisi göze çarpıyor. homoseksüellikten, cinsel soğukluğa kadar birçok konu mevzu ediliyor. toplumun modernleşme sürecini cinsel boyutundan kaldıracak gücü var mı, ne oranda bocalıyor, adaptasyon için fetvanın açıklamaları etkileyici oluyor mu?
Fetvanın cevaplarının etkili olması için aile bireylerinin birlikte ki arayışları önemli olmaktadır. Bunu talep edenler de var. Teorik bilgilenme ve beklide eşlerin ortak bir payda da buluşmalarına yardımcı olması açısından İslam Ansiklopedisi/DİV ‘Cima’ maddesini öneriyoruz. Ama kitaptaki alıntılar sorunu  tek taraflı olarak farkına varan ve acı çeken kesimi göstermekte. O anlamda fetva kişiye daha çok  moral-motivasyon açısından yardımcı olabiliyor diyebilirim.
 
10- cinsel ilişkiyle ilgili gelen sorularda ilişki dahilinde tercih edilen pozisyonlar bile (oral seks anal seks) soruluyor. halk arasında da bunlar konuşuluyor.islam dininde böylesi bir ayrıntıyla ilgili hüküm var mı?
Bu soruyu yukarıda cevaplandırmıştım.
 
11- araştırmanızda pornografinin toplum için ciddi bir sorun olduğu görülüyor. bununla ilgili geleceğe dair öngörünüz nedir?
Toplumsal alanda birey eğitiminde ahlaki ve dini motivasyonu merkeze alan projeler geliştirmek. ‘Mahremiyet ve özel’ algısını öne çıkartarak desteklemek…vs
 
12- sizi çok şaşırtan sorulardan bir iki örnek sunabilir misiniz? (kitaba yansıyanların dışında..)
Kitaptaki sorulara bakıldığında artık beni şaşırtan bir soru olmadığı da anlaşılacaktır sanırım.  Müftülük sorularında gerçek hayat insanın  fantezilerin de  bile ulaşamayacağı  boyutlarda   olabiliyor. Buradan yazamadığım ve yazamayacağım soru/sorunların da olduğu anlaşılabilir.  O anlamda ‘biz şaşırmayı unuttuk, belki size abartı gelebilir ama bazı durumlarda elimize iğne batırıyoruz acaba yaşıyor muyuz diye’.

13- araştırmayı okuduktan sonra başka bir Türkiye fotoğrafı çıkıyor ortaya. siz bu açıdan bakıldığında umutlu musunuz? keza bahsi geçen sorun yaratıcı temayüllerin kısa sürelerde düzelmesi zor. aileden dayak  gören bir çocuğun ileride kendi çocuğuna dayak atması türünden.. bu nasıl önlenebilir?
Benim hedefim de Türkiye fotoğrafının müftülük[ler]teki görüntüsünü açığa çıkarmaktı. Bu anlamda bir ilk de olmakta.  Bu olmadan bilinmeden yapılan toplum hayatı analizlerinin yeterli olamayacağını  düşünüyordum. Toplumu bilme adına bu gerekmekteydi.  Bireyleri daha sağlıklı, değerleri merkeze alan eğitimlerin öne çıkarılması, sadece talep eden değil soran ve sorgulayan, kendisiyle barışık kimliklerin çoğalması halinde fotoğraf düzelecektir diyebilirim. İnsanı bütün evrelerinde ki davranma biçimlerine yönelik tanımalar, bilmeler de bizim davranışımızı olumlu anlamda etkiliyor. Umutlu olmak istiyorum. Bunun için de çaba sarfediyorum diyebilirim.
 
18.12.2004
Nevin Meriç
İstanbul Müftülüğü Eğitim Uzmanı
 
14.8.2011 tarihinde yazıldı..
Nevin MERİÇ

İsminiz
Puanınız
Yorumunuz
Kalan karatkter sayısı : 500
Yorumumu Gönder


Anasayfa | Ziyaretçi Yorumları | Galeri | İletişim         

  

NEVİN MERİÇ® 2011  RESMİ WEB SİTESİ |www.nevinmeric.com
Yayınlanan yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması  5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre (YASAKTIR) suçtur.