KAHVALTI
0
Yorum
931

kez okundu..

 AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANI

Sn. SEMA RAMAZANOĞLU

29.1.2015 Cuma günü Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sn Sema Ramazanoğlu Hanımefendi’nin davetiyle kadın yazar ve gazetecilerle bir kahvaltı yapıldı. Toplantı da gazetecilerin çoğunlukta olduğu gözlemlemekle birlikte öğretim üyeleri, hikaye, roman, dergi yazarları, tv programcıları da bulunmaktaydı. Kahvaltıda kurumsal kimlikler öne çıkmakla birlikte bireysel kimliklerin de gözetilmesi önemli bir tavır alıştı.

Sabah 10 gibi başlayacağı belirtilen kahvaltıya Sn Bakan maiyetiyle birlikte hemen geldi. Vakte riayete gösterilen ihtimam ilk anda dikkat çekti. Davette bulunan herkesi tanıdığını söyleyen Sn Bakan önce kendi ekibini ve sırasıyla davetlilerden kendilerini tanıtmasını ve tekliflerini istedi. Toplantı dört dört konuşmacı ve cevaplandırma şeklinde formatlandı. Bir dönem Ak Parti milletvekili olan halen Gaziantep Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektör danışmanı Prof. Dr. Edibe SÖZEN , Üsküdar Üniversitesi öğretim elemanı Merve Kavakçı, yılların kadın yazarı Emine Şenlikoğlu, ülkemizin önemli ve güçlü kalemlerinden Ayşe Böhürler, Leyla İpekçi ilk anda aklımda kalanlardan…

Kahvaltıda kadın ve aile konusunda akla gelebilecek bir çok soru ve sorun çözüm yolları da gözetilerek aktarıldı. Son yıllarda artan hızda ivme kateden kadına şiddet, nedenleri ve çözüm yolları konusu toplantının en ağırlıklı gündemini oluşturdu. Bunun yanına eklenen göç, muhacir, mülteci, mahkum, intihar, taciz…vs kadın ve çocuklarla alabildiğine genişleyen tartışılan bir platforma dönüştü kahvaltı. Sn Bakanımız her soruya ayrı ayrı cevap vermesi, dikkat ve rikkati, tekliflere açıklığı ile göz doldurdu. Yeni proje ve tekliflerin de dikkate alınacağını ekledi. Benim sorum toplumsal sorumluluk ve eylemler açısından diğer kurumlarla birlikte çalışma imkanına dairdi. Lise, Üniversite öğrencilerinin sosyal sorumluluk projelerinde kredi notu üzerinden değerlendirilmesi imkanına dair proje ve eylem planlarına ihtiyaç olduğu bir gerçek. Bu konuda toplum olarak çok gerilerdeyiz Gençlerle ihtiyaç sahiplerini bir araya getirmek hem sosyal hem de manevi açıdan da önemli bir kazanım olacaktır diye düşünmekteyim. Sosyal hizmetler kurumlarında ihtiyaç sahiplerine kitap okuma, çocuklara ders çalıştırma …vs imkanı üzerinde çalışmak… gibi. Bir diğer sorum da kadına şiddet kadar cinsiyet adaleti gözetilerek yazılı ve görsel medya dilinin oluşturulmasına dairdi. Ben kendi adıma fetva sorularına dair yazılarımda bu durumu gözettiğimi de sözlerime ekledim ama kadına şiddetin bu kadar ivme yaptığı toplantıda biraz havada kaldı bu istek sanki. Sn Bakan da cinsiyet eşitliği yerine cinsiyet adaletini kabul ettiğini söylemişti. Toplantıdan aklımda kalan diğer birkaç soru ise:

Yılların yazarı Emine Şenlikoğlu kadın ve aile sorunları açısından, babanın da ele alınması gerektiği, baba okulları ve evlenecek çiftlere aile okullarının gerekliliğine dikkat çekti. Gerçekten de her aile - fetva sorusunu dinlediğimizde biz de bu konunun gerektiğini düşünürdük. İlçelerde aileye yönelik konuşmalarımızda da, kadınlar kendilerine söylenenleri eşlerinin de dinlemesi gerektiğini ısrarla hatırlatıyorlardı. Hatta bazı ilçelerde akşam saatlerinde arkadaşlar kadın ve erkeklere yönelik sohbetler yapıyordu bu talepleri değerlendirmek adına…

Bir başka önemli konuya da Leyla İpekçi dikkat çekti. Şiddet ve diğer mağdurlara yönelik kurumsal çözüm imkanlarında devletin ne kadar etkili olduğunu Sn bakanım açıklamalarından dinlemiştik ama bütün bunlar sonuçlar üzerinden yapılan çözümler oysa meselenin olmamasına yönelik uygulamalarda da gerekli adımlar atılmalı artık diyerek hal eğitimi ve mekanı olarak da tekkelerin açılması gerektiğini söyledi.

Ayşe Böhürler ise uzun yıllar çalıştığı göç ve göçmen kadınların yollarda yaşadıkları sorunlar da dahil olmak üzere çözüm yollarına dair teklifler sundu. Mülteci kadınların sorunlarını ele alan birimlere göç mağduru kadınların da eklenmesi gerektiğini söyledi. Her bakanlığın ayrı ayrı çalışması yerine hizmet kalemlerinin bir çatı altında birleştirilmesi tekrarı ve israfı önleyerek adalete daha da yaklaştıracaktı uygulamaları…

Bana göre toplantının en anlaşılmaz sorusu evde yaşlısına bakan hanımın devlet tarafından gözetilip para verilmesini kadın istihdamını engelleyen bir durum olarak değerlendiren gazeteciye aitti. Yaşlı veya diğer bakıma muhtaçlar illa kurumlarda bakılmalıydı ona göre… Ne rantabl ne de insani. Belediyeler bile bazı işlerin evden yürütülmesini, home ofice imkanı olan uygulamaları öncelediği günümüzde bu şekilde bir yaklaşım 1930 larda kalmış bir zihin gibi geldi. Fetva sorusu olarak bir çok hanımın büyüklerime bakmak benim görevim zaten devletten para aldığımız için günah mı sorusunu da hatırladım bu arada. Evde yıllardır bakım yapan kadınları nihayet devlet görmüştü… Aynı kişinin bir diğer sorusu da kurumun neden Diyanet İşleri Başkanlığı ile çalıştığına dairdi. Basında çıktığı üzere Diyanet yanlış fetva vermekteydi. Toplumuna bu kadar yabancı bir göz diye düşündüm. Fetvalarla alakalı kaç kitap okmuş, fetva- kişi gündelik hayat ilişkisine dair karşılıklar hakkında ne gibi bilgi sahibi diye de ekledim düşüncelerime.… emekli olduğum için cevap vermem gerekmiyordu ama kurumun o kadar ekmeğini yedik diye söz istedim. Ve burada gündeme getirilen bütün sorunlarla alo fetva hattının her daim içinde olduğunu ve yıllardır diğer kurumların bu  manada Diyanetle çalışmaları gerektiğini savunduğumuzu söyledim. Basının ajitasyonu yüzünden alo-fetva hattının kapatılması sonucu halkın yaşadığı mağduriyet ve çözüm arayışlarının da bir başka büyük sorun olarak geri döneceğini de ekledim. İmam hata yaptığında cami kapatılmadığına göre hemen hemen dünyaya hizmet eden, dünyanın aradığı ve bu konuda önemli bir boşluğu dolduran hattın kapatılmasını şiddetle eleştirdiğini de. Ne yazık ki soru sahibi gitmişti…

Cuma günü olduğu için Sn Bakanın erkek danışmanları Cuma namazına gittiler geldiler ve hala toplantı devam etmekteydi. Sn Bakanın konuşmalarından Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın toplumsal alanda kadın ve çocuğa yönelik çok detaylı ve yaygın hizmetler yaptığını ve bunların geliştirilerek daha da ileri taşınacağını öğrendik ve memnun olduk. Nazik daveti için teşekkürlerimizi de söyledik. Toplumsal hizmetlerde fikir teatilerinin hem karşılıklı ilişkileri rahatlattığına hem de ufuk açıcı olduğuna bir kez daha tanıklık ettik.. 2.2.2016

Not: kahvaltıdan dört gün sonra aklımda kalanlar bunlardı…

Nevin Meriç 2.2.2016

4.2.2016 tarihinde yazıldı..
Nevin MERİÇ

İsminiz
Puanınız
Yorumunuz
Kalan karatkter sayısı : 500
Yorumumu Gönder


Anasayfa | Ziyaretçi Yorumları | Galeri | İletişim         

  

NEVİN MERİÇ® 2011  RESMİ WEB SİTESİ |www.nevinmeric.com
Yayınlanan yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması  5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre (YASAKTIR) suçtur.