Hudeybiye İnsanlığın Kurtuluşunda Önemli Bir Eşik- Nevin Meriç
0
Yorum
2079

kez okundu..

hudeybiye_seferiHudeybiye İnsanlığın Kurtuluşunda Önemli Bir Eşik- Nevin Meriç

Bugün Hudeybiye’ye gidilecek. Diğer ekiple tabi. Bizde onlara dahil oluyoruz. Öğleden sonra belirlenen saatte yola çıkıyoruz. Oldukça heyecanlı olmakla birlikte Kabe’de tavaf mı etseydim diye de düşünmüyor değilim. Neyse her zaman böyle bir imkanım olmayabilir. Artık bu vakti değerlendirelim diyor içinde bulunduğum ana odaklanmak istiyorum. Mekke’den çıkıyoruz. Yol uzayıp gidiyor. Bu kadar uzak olacağını tahmin etmemiştim. Deveyle ne kadar sürede yol alınır ki. Umre için yola çıkan Hz. Peygamber ve ashabını düşünüyorum. Hz. Osman’ın sulh için Mekke’ye gitmesi ve müşrikler tarafından alıkonulması ..vs bir film şeridi gibi zihnimden geçiyor. Saat tutmadım mesafenin uzunluğu çok fazla, Medine yakın olduğu söyleniyor.

Nihayet Hudeybiye’ye geldik. Burada bir deve çiftliği var. Daha doğrusu bize öyle söylediler ama gördüklerim bildiğim çiftlikten çok farklı. Etrafı açık sadece üstü örtülü kıl bir çadır ve etrafta yatan develer. Hava çok sıcak olduğu için develerin de çoğu yatıyor. Ağılları koyun, keçi ağılları gibi tahtayla çevrelenmiş. Hayvanların olduğu her yerde var olan koku burada da var. Bundan rahatsız oluyoruz ama görmeyi talep eden de biziz. O yüzden fazla abartmadan etrafı seyrediyoruz. Çok geniş bir arazi. Oldukça uzaklarda dağ benzeri yükseltiler var. Bitki örtüsü yok gibi, olanlar da sararmış. Su olan yerler ise yeşil gözüküyor. Bazı yerleri böyle görmek insanı heyecanlandırıyor. Ne de olsa su hayat ve temizlik anlamına geliyor. Burada deve sütü de ikram edilecekti. Adamın sütü koyduğu kabı görünce içmekten vazgeçiyorum. Suçlamak babında değil de tercih olarak söylüyorum. Bu şartlarda istenilen hijyenin olmaması gayet doğal ama bu kabul benim süt içmemi normalleştirmiyor. Birde ufacık şişe için beş riyal fiyat koyunca deve sütüne veda etmek kolaylaşıyor. Bunlar da işin farkına varmışlar. Arap ikramı ortadan kalkmış. Yine suçlama anlamında değil. Nede olsa iki otobüs insan, herkese ikram çiftliğe kilit vurmak anlamına gelir. Hoş kilit vurulacak bir kapı da yok…

Bir müddet oyalandıktan sonra camiye gidiyoruz. Hz. Peygamberin Hudeybiye antlaşmasını imzaladığı yere cami hudeybiye kuyusuyapmışlar. Celallenen hz. Ömer, sakinleştiren Hz. Peygamber. Devesine binip Mekke’ye yol alan Hz. Osman, Müslümanların çadırları ve tepelerden onları seyreden ve anlamaya çalışan müşrik nazarları… barıştan sonra umre yapmak beklentisinde olan ve fakat bunun olmayacağı kaygısıyla şok olan  ashab-ı kirama traş olup ihramdan çıkın diyen Peygamber ve onu dinlemekte bir an tereddüd karşısında dehşete düşen Peygamberi sakinleştiren Ümmü Ümeyye… bir bir yola alıyor tarihin derinliklerinden bugüne… Hudeybiye insanlığın kurtuluşunda önemli bir eşik. Bunu kazandıranlara dua ve teşekkürden sonra nasip eden Rabbimize hamd ediyoruz.

Hemen namazları eda edip, ihrama giriyoruz. Buraya kadar gelmişken umre de yapmak istiyoruz. Gerçi mikad olarak hudeybiye kuybelirlenen yer isimleri arasında geçmiyor, ama Medine mikadı olan zül’l-hüleyfa ayarında olsa gerek diye düşünüyorum. Birde Hudeybiye kuyularını görmek istiyoruz. Hemen hemen hiç kalmayan hatıralardan bir kuyu görmek iyi olacak ve kuyu karşımıza çıkıyor. Çok derin ve geniş bir kuyu. Ağzı da açık fakat yerden oldukça yüksek. Üstüne çıkmakta zorlanıyoruz ama resim çektirmemiz lazım. Birkaç resim alıp dua ve salavatlarla yola çıkıyoruz

Geldiğimiz yolu geçip asıl mekanımız Kabe’ye geliyoruz. Hemen akşam namazlarını kılıp tavaf ve say yapıyoruz. Artık ihramdan çıkmalıyız. Bir yanlış yapmamak için mücadele ediyorum ama ellerimi yıkarken sabun kullanınca yasak deliniyor. Sadaka vermek lazım. Neyse başka bir problem olmadan ihramdan çıkıyorum, sadakayı yarın da verebilirim. Yemeği de yedikten sonra dinlenmeye çekileceğim. Yarın sabah namazında Kabe’ye gidip tavaf da yapacağız. Artık Mekke’de günlerimiz oldukça azaldı. Medine’de daha az kalsaydık da Mekke’yi birkaç gün daha uzatsaydık diyorum ama program bu şekilde yapılmış, çaresiz uyacağız. 26.9.2010 Nevin Meriç

17.4.2011 tarihinde yazıldı..
Nevin MERİÇ

İsminiz
Puanınız
Yorumunuz
Kalan karatkter sayısı : 500
Yorumumu Gönder


Anasayfa | Ziyaretçi Yorumları | Galeri | İletişim         

  

NEVİN MERİÇ® 2011  RESMİ WEB SİTESİ |www.nevinmeric.com
Yayınlanan yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması  5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre (YASAKTIR) suçtur.