FETVA SORULARINDA KUTLU DOĞUM
0
Yorum
2927

kez okundu..

 

FETVA SORULARINDA KUTLU DOĞUM
Hz. Peygamber (sav)’in doğduğu günün miladi olarak kutlamaları olan Kutlu Doğum Haftası etkinliklerini bitirmiş oluyoruz. İlk defa 1989 yılında  başlayan hafta ve etkinlikler son yıllarda giderek artan bir sayıda yapılmakta. Müftülük olarak sekiz yüz küsür etkinlik yapıldığı belirtildi. Birkaç yıldır da 23 Nisan kutlamalarıyla karışmaması için bir hafta öne alınıp, 20 Nisanda bitiriliyor. Bu haftaya ait etkinliklerin ülke sathına yayılması ve stklardan diğer kurumlara kadar genişleyen bir şemsiyede revaç bulması toplumsal ortak paydaya ait aidiyeti göstermesi açısından önemli.
            Fetva soruları bağlamında da kutlu doğum haftası kendi gündemini oluşturdu. Minübüste giderken afiş okuyan bir genç ‘bu hafta kim doğdu’ diye ararken, bir bayan da ‘madem hz. Peygamber doğmuş oruç tutmamız gerekiyor mu? diye can alıcı soruyu sordu. Bu sorunun tersi de, ‘madem bu gün Hz. Peygamber doğmuş, neden oruç tutup aç kalıyoruz’ şeklinde mevlit kandilinde sorulmuştu. Bunun yanında mevlit kandilinin de kutlu doğum etkinlikleri gibi görkemli yapılmasını isteyenler de vardı.
            Bu sorulardan da anlaşılacağı üzere vatandaşın kafası karışık. Hz. Peygamberin dünyayı şereflendirdiği günü ihya etmek üzere geliştirilen yeni uygulamalar vatandaşın farklı düşünmesine sebep olmuş. Burada değişen toplumsal yapının zihin üzerinden evrilmesi yeni taleplerle topluma dönmesi durumu da görülmektedir. Meseleye oruç tutmak üzerinden bakarsak, fıkıhta belirlenen mekruh günler (senede 5 gün) hariç oruç tutmanın yasaklandığı gün bulunmamaktadır. Dolayısıyla kutlu doğum haftasında oruç tutulmasında da bir mahzur bulunmaz. Mevlit kandilinin doğum günüyle eşleştirilmesi ise seküler bir duruştur. Kutlamalarını ibadet cinsinden yaparak Allah’a şükrünü eda etmek isteyen Müslümanın mübarek günde oruç tutup/tutmama gerginliği yaşaması günümüze dair bir duruştur. Oruç tutmanın ‘doğum gününde yapılmaz’ şeklinde düşünülmesi tam da seküler zihin algısının manevi kabullerle yer değiştirip, onları belirleme talebi anlamına gelmektedir. Burada vatandaşın halis niyeti sorgulanmamakla birlikte cehalet düzeyi insanı üzmektedir.  Bu hafta kim doğdu diyen gencin cevap mahallinin doğru tesbit etmesi artı bir değer olurken, bilginin afiş üzerinden sağlanması manidardır. İnsanımızın bu bilgilerden mahrum olması dini- kültürel imkanlarımızın yetersizliğiyle alakalıdır. Ahmet İnsel’in radikal’de mealen, öğrencilerin kutlu doğum etkinliklerinin içine dahil edilmesinde ki olumsuz görüşü biraz da bu açıdan incelenmelidir. Mevlit kandili kutlamalarının kutlu doğum gibi görkemli yapılmasına ise bence gerek yok. O kendi mecrasında geleneğin ihyası olarak vakar ve tevazusunu koruyarak devam etmeli diyorum. Böylece iki duruşu da gözlemleme imkanımız ve alternatifimiz olur.
Kutlu doğum kurum olarak da bir dizi yeni açılımlara neden olmuştur. Bu hafta münasebetiyle düzenlenen sempozyumlar, bastırılan dergiler yanında müftülük bünyesinde kurulan hanım ve erkek korolar, kutlu doğum etkinlikleri çerçevesinde kamuoyuna çıkmıştır. Bu anlamda kutlu doğum etkinlikleri kurumsal sermayenin farklı yüzünün açığa çıkmasına zemin hazırlamıştır diyebiliriz.
Nevin Meriç 25.4.2011 medyasofa.com
1.5.2011 tarihinde yazıldı..
Nevin MERİÇ

İsminiz
Puanınız
Yorumunuz
Kalan karatkter sayısı : 500
Yorumumu Gönder


Anasayfa | Ziyaretçi Yorumları | Galeri | İletişim         

  

NEVİN MERİÇ® 2011  RESMİ WEB SİTESİ |www.nevinmeric.com
Yayınlanan yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması  5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre (YASAKTIR) suçtur.