DİNİ KÜLTÜREL BİLGİLENME İNSANI
0
Yorum
1680

kez okundu..

 

DİNİ KÜLTÜREL BİLGİLENME İNSANI
GEREKSİZ CAHİLLİKTE KORUR- Nevin Meriç
Fatiha ve Bakara surelerini hangi melek getirdi?
Dinin nerelerde nasıl öğretileceği her zaman sorun olarak görülmüştür.  Bunda din alanının hassasiyeti kadar, dini bilginin sahihliği konusunda yaşanan sıkıntılar etkili olmaktadır diyebiliriz. Güven duyduğu yerlerin dini bilgi vermesi insan için önceliklidir. Bunun yanında dini-kültürel bilgi öğrenim ve toplumsal alanda genel kültür düzeyinde bilinmesi gerekenler sınıfına girer. İnsan için itikadi bir hedefi gözetmez asıl olan genel bir bilgilenmedir.
Dini bilgi insanın kendi, Allah ve mahlukat ilişkisini doğru anlaması ve ona göre davranmasını sağlayan kazanımdır. Kendini bilen Rabbini bilir ayet’inden de yola çıkarsak insanın kendini bilmesi, davranma biçiminin nasıllığını ve sonuçlarını anlamasını kolaylaştırır. Gereksiz geri çekilmelerden insanı koruduğu gibi, yine gereksiz ve anlamsız cesaret gösterilerine de tevessül etmez. Hedef kendini bilmek olurken bunu gerçekleştirmek için insana verilen dünya hayatı ve ilişkileridir. İnsan kendini inşa ederken kullandığı bilgi dünya ve ahret hayatında da işine yaramalıdır. Bu bilgilenme formunda dini, sosyal, kültürel, bilgiler bulunur. Her bir bilgi formu insanı geliştirir ve ilişkilerini daha doğru zeminde kurmasını sağlarken, insanı gereksiz ve anlamsız cahillikten korur.
Buradan yukarıda ki soruya gelirsek öncelikle bunu büyük  yaşlarda bir kişi sormuştur. Bu soru dinin kültürel bilgi formatında bile öğrenilmediği bir resmi karşımıza çıkarmaktadır. Kuran’ın sure bazında ayrıştırılarak nazil olabileceğini de ihtimal dahiline sokmaktadır. Bir başka açıdan ise bilgilenmenin olmadığı durumlarda akıl yürütmelerin ne kadar sığ ve yetersiz kalacağının göstergesidir. Öncelikle Kuran bütündür. Hepsi vahyedilmiştir, ve vahiy meleği olan Cebrail aleyhisselam getirmiştir. Vahyi getiren meleğin sure bazında farklılaştırılması, Kuran’ın tek bir melek tarafından getirilemeyeceği zannını da içerir. Büyük meleklerden olan Cebrail Aleyhisselam için bir ayet veya bütün Kur’an aynı konumdadır. Kaldı ki her şey Allah’ı tealanın görevlendirmesi dahilinde olduğundan Cebrail Aleyhisselam için ayrı bir irade ve takdir tarzı düşünülemez. Meleklerin böyle bir yapıları yoktur.
Sonuç olarak akıl yürütmeler doğru bilgi üzerinden yapıldığı zaman sağlıklı  öngörülere ulaşabiliriz. Hakkında doğru bilgi bulunmayan konularda akıl yürütmeler de ise ciddi tutarsızlıklar görülür. Bu cümle tam da yukarıda ki soruyu tanımlamaktadır. İnsanların cümle kurgularından konu ve kendi bilgisi, çok net olarak açığa çıkmaktadır. Bu kişi melekleri bilmemektedir. Kuran-ı bilmemektedir. Vahyi ve süreci de bilmemektedir. Dolayısıyla ciddi bir öğrenmeye ihtiyacı vardır ki bu bir kültürel bilgilenmedir. Dini-kültürel bilgi eksikliği insanda bu gibi problemli duruşları karşımıza çıkarmaktadır. Bu bilgilenmenin davranışlarda neden olacağı iyileştirme ise kişiyi böyle bir cümle kurmaktan koruyacaktır. Bu soru aynı zamanda dini- kültürel bilginin bile günümüzde ne aileler ne de sistem tarafından yeteri kadar verilmediğini açığa çıkarmaktadır. Nevin Meriç 5.4.2011
18.4.2011 tarihinde yazıldı..
Nevin MERİÇ

İsminiz
Puanınız
Yorumunuz
Kalan karatkter sayısı : 500
Yorumumu Gönder


Anasayfa | Ziyaretçi Yorumları | Galeri | İletişim         

  

NEVİN MERİÇ® 2011  RESMİ WEB SİTESİ |www.nevinmeric.com
Yayınlanan yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması  5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre (YASAKTIR) suçtur.