CUMAYA FRANSIZ KALMAK
0
Yorum
1544

kez okundu..

 

CUMAYA FRANSIZ KALMAK

            Baktım nisan klasöründe hiç Cuma yazısı yokmuş. Birkaç haftadır hem işlerin yoğunluğundan hem de biraz dinlenme saikiyle  yazmıyordum. Artık yazma vaktim gelmiş demek ki bu Cuma da kayda geçti.

Takvimler baharı gösteriyor ama havalar soğuk. Tam hasta etme havası. Zaten sokaklarda bir çok kişi aksırıyor, bahar nezlesi de olabilirler, alerji de çok yaygınlaştı. Daha doğrusu günü bazı saatlerinde soğuk, bazı saatlerinde sıcak ve beklemedik yağmurlarla sizi yakalıyor. Ben de şemsiye kullanmayı sevmediğim için dünkü yağmurlarda ıslandım. Ondan mı başka gerekçeleri de var mı bilmiyorum biraz kendimi kötü hissediyorum, sesimde hemen değişti. Yatmamak için ilaca başlamalıyım, o kadar iş var ki istirahata vakit yok.

Vakit tamam oldu çıktık yola. Evden çıkmadan Sultanahmet’in lalelerini çekmek için  fotoğraf makinesini de almıştım. Bu sene Emirgan’a gidemeyeceğim. Hele geçen sene Halide’yle yaptığımız müthiş geziden sonra tekrarı pek yakın olmayacak sanki. Dolayısıyla Sultanahmet’in laleleriyle yetineceğim. Bir elimde makine düştüm yollara… aslında bu şekilde ki uygulamayı daha doğru buluyorum. Böylece hem lalelerde ki Emirgan tekeli kırılıyor, hem de herkes yanında yakınında baharın bu özel müjdecilerini görme imkanı buluyor. Görünen o ki bir çok kişi böyle düşünüyormuş. Herkesin elinde ya fotoğraf makinesi ya cep telefonu laleleri çekiyorlar. Tam kareyi çekerken, her açıdan farklı nazarlarla sizlere gülümseyen çiçek rüzgara dayanamıyor eğiliyor. Bu halini kaydedebilir miyim diye düşünüyorum. Resimleri akşam çıkaracağım için şimdi bilemiyorum. Ama rüzgarı eğilerek selamlayan lale konsepte iyi gidecek.  Elde makine olunca sırf laleler nasiplenmiyor. Eski binalar, bir zamanlar sıbyan mektebi olan edebiyat vakfı da karelerde sabitleniyor.

Bu kadar fotoğraf yeter namaz için hızlanmalıyım. Cemaat artık her geçen gün daha da kalabalıklaşıyor. Yukarıda yer bulmakta zorlanıyoruz. Üst katın hepsinin bize verilmesinin vakti de geldi. Bakalım ne zaman devreye koyacaklar. Bugün cami tahmin edilenden daha kalabalık. Bir program olmalı ama bilmiyorum. Kapıda İstanbul İmam Hatip’in kutludoğum şenliğine dair hediyesini gördüm. Demek ki çocuklar burada… iç avluda da sergi var. Çizgi resim vaktim olsa bakmak isterdim ama ne mümkün. Fakat çok güzel bir fikir iyi düşünmüşler. Eğitim ve tatbikat mekanının içiçeliği kalite ve verimliliğin de ön şartı. Demek ki memlekette güzel şeyler de oluyor. Avlunun önemli bir kısmına seccadeler serilmiş. Cemaatin çok olacağı önceden belli yani. Oyalanmadan arka sağdaki kadınlar kapısına geçiyorum. Tahmin ettiğim gibi cami dolmuş. Her zamanki yerime yakın bir yere zar zor oturuyorum ve cami yerli yabancı cemaatle hızla doluyor. Kadınlar yerinde de öğrenci yüzleri görüyorum… anons da yapıldı namazdan sonra hadis yarışması yapılacakmış. İşte bir güzellik daha, hançerelerden gönüllere geçmesi umuduyla gelecek nesli kutluyorum…

            Namaz başlamak üzere. İlk anons safları sıklaştırmakla ilgili. Aşağıda erkek cemaatte ciddi dalgalanma oluyor. Sünneti bitirdik. Hutbede tanımadığım bir ses. Merhamet üzere güzel bir hutbe irade ediyor. Kısa ve öz, cumaya yakışır şekilde. Bu arada hanımlar yerinde hareketlenme görülüyor. Arkaya döndüğümde ön bloktan on – kişi namazı bitirip aşağıya inmek için yola çıkmış. Cumaya Fransız kalan bayan cemaat portföyü. O kadar asap bozucu ki ne zaman bu görüntüden kurtulacağız. Madem Cuma kılmayacaktın ne diye çıktın caminin tepesine demezler mi. Kaldı ki camiye girip namaz kılmak isteyenlere de engel oldun. Cami kalabalık diye bir süre sonra cemaat alımlarını durdurdular. Bunu bizim teyzelere nasıl anlatacağız. Bundan en kısa zamanda kurtulmalıyız ama nasıl. Cumaya getirdiklerinizden sorumlusunuz diye bir kampanya mı başlatsak. Cuma vakti camide erkek olsun kadın olsun herkes Cuma kılar diye afişler mi bastırsak. Veya radyolardan Perşembe akşamından itibaren böyle spotlar mı yayınlansa… gördünüz mü problem çıkmasın anında çözümler zihinde beliriyorum. Bundan bir türlü kendimi alıkoyamıyorum. Veya avluya Cuma yerine öğle kılacaklar için bir yer mi ayrılsa diye düşünüyorum.

Kametin sesi duyuldu da ayağa kalkıp zihnimi vakte yönlendirdim. Namazı da tanımadığım bir ses kıldırıyor. Yaşasın ‘asr ve ihlas surelerini’ okudu. Aman Allah’ım çifte mutluluk hem hutbe hem de  namaz tam sünnette ki Cuma formatında.  Bu tecrübeli imamı merak ediyorum ama sormak başka sorulara da neden olacağından hiç değinmiyorum. Öğrenmek isteyen camiye sorar. Namaz biter bitmez çıkıyorum. Yolda üç genç namazı konuşuyor. Biri mutlu bir ses tonuyla imamın komutunun müezzin tarafından tekrar edildiği uygulamayla ilk defa karşılaşmış, bunu arkadaşlarıyla paylaşıyor. Demek ki  Selatin cami tecrübesi yok diye düşünüyorum. Uzun saçlı olan Kabe’de de öyle diyor. Demek ki umreye gitmiş. Ortada olan daha bildik bir sesle; avluda olan cemaat duysun diye bu uygulamayı yapıyorlar diyor. Güzel, çocuk doğru bilgiyi öğrendi.

İşte bugün; lale mevsiminde Sultanahmet’te kutlu doğum etkinliğinin atmosferi altında gençlerle birlikte güzel bir Cuma kıldık.  Allah kabul etsin. 15.4.2011

18.4.2011 tarihinde yazıldı..

İsminiz
Puanınız
Yorumunuz
Kalan karatkter sayısı : 500
Yorumumu Gönder


Anasayfa | Ziyaretçi Yorumları | Galeri | İletişim         

  

NEVİN MERİÇ® 2011  RESMİ WEB SİTESİ |www.nevinmeric.com
Yayınlanan yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması  5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre (YASAKTIR) suçtur.