BİR PALTO DÖRT YAZAR
0
Yorum
2239

kez okundu..

 

BİR PALTO DÖRT YAZAR
 
Edebiyat, bir nevi hayatın yazı ve kalemle ifadesidir. Var olan her şey gözler vasıtasıyla zihne yerleştirilir. Vakit tamam olduğunda yazarın kaleminden kağıda dökülerek yeni bir form kazanır. O artık bir anı, şiir, hikaye …vs dir.
 
Güçlü bir metin sizi kendi çekim alanında tutar, yerinizden kıpırdatmaz; yazılanları bir de siz yaşarsınız. Bazen şaşırırsınız ne kadar da basit bir anlatım diye. Yazarı metnin sahibi olarak gördüğünüzden olağanüstülük ararsınız. Dünyada sahip olmak her şeyse, bütün kavgalar sahip olanı belirlemek için yapılıyorsa yazar da metnin sahibidir; o zaman neden bu kadar basit diye hayıflanır!, buna bir anlam veremezsiniz. Nedenini anlamaya çalışmak için metne tekrar baktığınızda satırların arasında tanıdıklar görürsünüz. Orada var olan sessiz ama bir o kadar da hızlı akan hayattır; sizin veya yakınınızdakilerin…
 
Gogol fakir bir memur olan Akakiyeviç'e palto giydirir. Eskiyen paltosunu değiştirdiğinde Akakiyeviç'in dünyası da değişir. Ne var ki dünya değiştirmek palto değiştirmeye benzemez. Yeni palto Akakiyeviç'e iyi gelmez ve hem paltodan hem de hayatından olur. Her horoz kendi çöplüğünde öter derler. Kıssadan hisse; itibar kürkte olsaydı ayı ormana kral olurdu…
 
Sabahattin Ali ise paltoyu 'kürk'e dönüştürür ve bir kadına giydirir. Artık palto yakaya takılan şık bir kürkle bayan mantosu olmuştur. Kadının olduğu yerde yazının içine güzellik, aşk, biraz da ızdırap konulur. Doğrusu çok da güzel olur. Heyecan ve bereketle hikaye uzar ve bir kitaba dönüşür. Sabahattin Ali'nin yazının içine serpiştirdiği çok güzel öğütler okuyucu içindir. Hikaye kahramanı olan ve Akakakiyeviç'e de benzeyen Raif Efendi ise baştan kaybetmiştir. Kıssadan hisse; Sen ne kadar çabalasan da hayat senin önünden gider.
 
Bahaeddin Özkişi ise hastane odasındaki hastalardan birinin duvarda asılı paltosunu hikaye eder. Palto güzel olmaya güzeldir ama sahibi ona bir türlü ısınamamıştır. Onu elde etmek  için verdiği çaba Akakiyeviç'e çok benzer ama sahip olduktan sonra başına gelenler farklıdır. Ona göre yaşadığı olumsuzlukların nedeni paltodur. Paltoyu oda arkadaşına vererek ondan kurtulur. Kıssadan hisse; Yanlış hesap ötekini sevindirir.
 
Oğuz Atay ise paltoyu mantoya dönüştürürken sahibini aynı bırakır. Yani mantoyu bir erkeğe giydirir. Kadın mantosuyla bir anda çevrenin ilgisini üzerinde toplayan adam, halinden memnundur. Kendisi için söylenen aykırı sözlere aldırmadan günü yaşar. Ama böyle devam edemeyeceğinin de farkındadır. Mantoyla birlikte dünya değiştirir. Kıssadan hisse; Aykırı olmak akıbeti de aykırı yapar.
 
Sonuç olarak Gogol'un paltosunun eteklerine ülkemizden de üç yazar yapışmış. Hepsi de zor şartlarda ama çok güzel, bütün dikkatleri üzerinde toplayan bir paltoya sahip olmuşlar. Paltolarından olduklarında hayatlarından da olmuşlar. Edebiyat aynı zamanda yazılanın biten bir şey olmadığını da gösterir. Var olan, farklı yazarlarda farklı kimliklerle tekrar tekrar yazılır. Dolayısıyla gök kubbenin altında söylenmedik söz olmasa da yazılmadık yazı illa olacaktır diyebiliriz.
 
Nevin Meriç
30.12.2008
29.6.2011 tarihinde yazıldı..
Nevin MERİÇ

İsminiz
Puanınız
Yorumunuz
Kalan karatkter sayısı : 500
Yorumumu Gönder


Anasayfa | Ziyaretçi Yorumları | Galeri | İletişim         

  

NEVİN MERİÇ® 2011  RESMİ WEB SİTESİ |www.nevinmeric.com
Yayınlanan yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması  5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre (YASAKTIR) suçtur.