BİR MÜBADİLİN HATIRALARI
0
Yorum
1644

kez okundu..

 

BİR MÜBADİLİN HATIRALARI
Kobakizade İsmail Hakkı Bey- YYK
Kobakizade İsmail Hakkı Bey'in hatıratı, daha doğrusu hayatının kısa bir özeti olan kitap torununun üstün gayreti sonucunda Yapı Kredi Yayınları tarafından basılmış. Osmanlının yaşadığı sıkıntılı dönemde, bölge insanlarının hem fiziki hem de psikolojik durumlarına tanıklık etmek hatıratlar sayesinde oluyor. Ben de mübadil hatıratında neler vardır acaba saikıyla elime alıp bir solukta okudum bu risaleyi.
Kitap sayesinde kavala bölgesi ve havalisinin Balkan ve Harbi umumi sürecinde neler yaşadığına dair kısaca da olsa tanıklık  ediliyor. Her kitapta ilk defa öğrendiğimiz bir çok bilgi bulunabilir. Bu risalede de öyle oldu.
Öncelikle hatırat sahibi Kobakizade İsmail Bey memleketin hatırlı kişilerinden, hem akıllı hem de becerikli. Hem siyasetle hem de ticaretle ilgileniyor. Yunan parlamentosundaki birkaç Türk’ten biri. Memlekette dürüstlüğü ile tanınan, zor durumda olan Türklere yardımcı olan, gözünü budaktan esirgemeyen bir kişi. Hatıratı okurken, güç ve paranın kadir olduklarını ve olamadıklarını da görüyorsunuz. Girit Hanya sürgününe gönderilen siyasiler arasında. Girit Mevlevihane’sini ve o günkü şartlarda kendilerine yapılan iyi muameleler de kitabın satırlarında hızla gözlerinize takılıyor. Hoş kitabın anlatımından Girit sürgünden çok tatile benziyor sanki… Sürgün gönderilenlere, mübadillere yerli Müslümanların yaklaşımları, insanlıkları da kitabın satırlarında okurken günümüz mültecilerinin durumu da hayıflanmalar eşliğinde hızla zihinden geçiyor.
İsmail Bey'de para gani. İki defa askere çağrılıyor ama bedel-i naktisini vererek kurtuluyor. Paralı askerlik tarihin derinliklerinden zihninde yerini alırken yazılı ve görsel medyada kopan fırtınalar eşliğinde tabi… o dönemde neler yazılıyordu acaba… Kobakizade mahalleden tanıdığı bir kaç zatın hacca gideceğini öğrenince onlarla birlikte hacca gider. Bununla birlikte sofra kurulduğunda içkiye de hayır demediği yine satırlarda yerini alır.
Kobakizade hem Yunan askerlerinin İzmir'i işgal ettikleri hem de İzmir'den denize döküldükleri gün Atina'da bulunuyor. Amacı halkın ve tabi kendisinin duygu ve düşüncelerine dair gözlem yapmak.  Bölgede yaşayan Türkler Yunanlıların İzmir'den çıkartılmasına sevinmekle beraber gelecek günlerin kendileri için ne kadar zorlu geçeceğinin de farkındalar. Bir kaygı sessizliği şehrin meydanından kahvehanelerine kadar yayılıyor.  Kobakizdenin bir diğer özelliği de cesur olması. Bu sayede dönemin zor şarlarını yaşamakla birlikte zeka ve cesareti ile bir çok sıkıntılı durumdan  kurtulmayı başarıyor.
Anadolu'da Milli Mücadele başlarken Yunanistan’da Türkler için de sıkıntılı günler başlar. Gündelik hayatta, etkinliklerde, tiyatrolarda Türkler aleyhlerinde piyesler oynanır. Bu durum bölge insanını rencide eder, psikolojileri etkiler ve sürekli bir mücadele, münakaşa hali hüküm sürer. Meşhur sürgün Mustafa Natık Paşa ise her münakaşada Kobakizade ve yanındakilere, üzülmemelerini, Mustafa Kemal Paşa'nın kazanacağını söylemektedir. Bir kavgada bu sözü ağzımdan kaçıran Kobakizade emniyete şikayet edilir. Zor Kavala günleri Mübadele ile Samsun'a yerleşmeleriyle sona ererken bu sefer de yeni yerde yurt tutabilmenin sıkıntıları başlar.  
Kobakizade hatıratında aile hayatına da değinir. Çocuklarını yüksek tahsilde de dahil okutur. Büyük kızı Afet Kobakoğlu Türkiye'de Hukuk Fakültesi'nden mezun olan ilk üç kız talebeden biridir ve Yargıtay üyesi olarak görevini tamamlar.
Kitabın önsözünde avukat kızı Nilüfer üstel babasını ve annesini; genç yaşta hacı olan, dini bütün aynı zamanda ileri görüşlü, şık giyinen, yerine göre takım elbise, kolalı gömlek, melon şapka, yerine göre smokin, frank, silindir şapka giyen medeni bir insandı’ şeklinde tarif etmektedir.  Annemiz Hatice Kobakoğlu da daima şık, başı açık, bazen de şapkalı gezmiştir. Çocuklarını ki 6 tanedir, en medeni şekilde giydirmiş, hepimize piyano, keman, gitar ve lisan dersleri aldırarak sanatsal,ve kültürel faaliyetler içinde yetiştirmiştir.
Sonuç olarak Kobakizade İsmail Efendi ve önsözünde çocuklarının kendi bakış açıları üzerinde inşa ettikleri metin, kurgu ve gerçeklik sarkacında karşımıza çıkıyor. Savaş ve Mübadele yıllarını içine alan hatırat ile Cumhuriyet Türkiye’sinde yerleşen ve büyüyen çocuklarının algıları satıraralarından aşikar oluyor.
 Nevin Meriç
2.12.2013
2.12.2013 tarihinde yazıldı..
Nevin MERİÇ

İsminiz
Puanınız
Yorumunuz
Kalan karatkter sayısı : 500
Yorumumu Gönder


Anasayfa | Ziyaretçi Yorumları | Galeri | İletişim         

  

NEVİN MERİÇ® 2011  RESMİ WEB SİTESİ |www.nevinmeric.com
Yayınlanan yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması  5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre (YASAKTIR) suçtur.