AYŞE ŞASA'YI UĞURLARKEN
2
Yorum
1611

kez okundu..

AYŞE ŞASA'YI UĞURLARKEN

 

 

 Bir kaç haftadır yoğun bakımda olan Ayşe Şasa vefat etti. Bugün de 17 Haziran 2014 cenaze namazı kılınacak Fatih caminde. Ayşe Şasa'yı gerek Yeşilçam günlüklerinden, gerekse kitaplarından tanıyorum. Kendisiyle yapılan nehir konuşması hayatının çilesini açığa çıkartıyor. Bu çileyle birlikte büyüme, olgunlaşma hayata tutunma. Her dönemin on yıllık bir rakamsal süresi var sanki. Tavan arası tek göz odada on yıl senaryo yazma, apartmanın en üst katında on yıl hasta yatma, dünyaya kapalı, diğer alemlere açık çırpınıp duran beyni ve kalbiyle yaşama… Ayşe Şasa'nın vefatını duyduğumda ilk önce çileleri bitmiştir inşaallah dedim. Artık bir başka dünyanın eşiğinde Rahmanın ikramına muntazır hakiki kurtuluşa ermiştir inşaallah

 

Cenazeye yetişebilmek için makul bir saatte yola çıktım. Yol güzergahım Nuruosmaniye, Kapalıçarşı, Vezneciler ve Fatih. Dolayısıyla vasıtaya müsait değil yollar, naçar yürüyeceğiz. Hava da bir sıcak anlatılamaz. Neyse ki yürümekle aram iyi. Güzergah ta nefs-i İstanbul olunca hem zihin hem kalp memnun bu işe. Kapalıçarşıdan geçerken biraz irkildim. Safi dünya. Bir insanı son yolculuğuna uğurlama merasimine giderken bu kadar yoğun ve bir o kadar da enternasyonal dünyanın ortasından geçmek bir an düşündürdü beni. Hayatın herkeste farklı seyreden halleri, birbirimize dokunmadan akan dünyanın içinde seyru sulukta olan benler...

Beyazıt Meydanı Ramazan'a hazırlanıyor. Dini yayınlar kitap fuarının hazırlıkları başlamış. Ramazan bir kaç senedir Beyazıt üzerinden tanzim ediliyor ve fakat cami restorasyonda. Bu sene zor olacak. İnsanlar biraz soluklanıyor, bir vakit namaz kılıyor, türbeyi de ziyaretle Ramazanı ihya ediyorlardı. Neyse bu sene böyle cami ihtiyacı yakın cami ve mescitlerden giderilecek heralde. Nuruosmaniye de bu anlamda bir telaş var. Ramazana avluyu da bitirmek istiyorlar ama sanırım yetişmeyecek. Bir mermer döşeyemediler, cumalar da ciddi sıkıntı oluyor. Oysa açık havada namaz kılınacak günlerdeyiz. Bu imkanın sağlanması iyi olurdu ama restorasyonlar çok uzuyor.

Sırada vezneciler var. Üniversitenin yanından metro işaretini takip ettiğinizde hemen geliyorsunuz. İstanbul'a artık yerin altından da ağlar örülüyor. Bir turist metroyu soruyordu. Hızın cazibesi dayanılmaz hele İstanbul'da bu sıcakta. Hiç şansları yok diğer tercihlerin. Veznecilerden artık istikamet düz. Şehzadebaşı Cami'nin önünden geçerken su terazisi karşıma çıkıyor. Fatma Şensoy hanımla olan derslerin birinde bu konuda okuduğumuz belgeleri hatırlıyorum. Bozdoğandan geçip tüm şehre tevzi edilen sular. Tabi o zaman şehir nefs-i İstanbul ancak. Ve itfaiyenin önünden Fatih sınırlarındayız. Buraya güzel bir park yapmışlar. Geçen sene çevre düzenlemesi vardı. Şimdi su sesleri içinde dinlenmede vatandaşlar. Parkın yanından geçerken bu yaşıma kadar hiç bir parkta oturmadığım aklıma geliyor. Her zaman bir yerlere yetişme modunda olduğumuzdan hep seyir makamında etrafımızla ilişkimiz. Kente de buna dahil tabi.. Bugünde böyle bir seçenek yok hem giderken hem de gelirken. Neyse hizmet güzel, keyfini sürenlere safa olsun. Artık camiye epey yaklaştım sayılır, ışıklardan yukarı kıvrılacağım ve biraz ileri de Cami avlusunda olacağım inşaallah. Caminin giriş yolu arabalara kapatılmış daha doğrusu önden gelenler park ettiğinden son anda gelenlere yer yok onlar da yolcusunu bırakıp gidiyor ama yaşlı olanlar. Nitekim camiye epey yaklaşmışken durdurulan bir araba, içinden inene gayri ihtiyari şöyle bir baktığımda iki mavi gözle karşılaştım. Aslında bu yüzü ben tanıyorum ama bir türlü ismi aklıma gelmiyor. Nerede gördüm hangi sempozyumda yok, bir isim belirmiyor zihnimde.

Ve avluya ayak attım bir ses beni çağırdı. Gülşah Maraşlı tabutun epey gerisinde ama yandan aynı hizada kameralardan uzak yolcusuyla hasbihalde. Selamlaşıp biraz ilerliyorum. Bir kaç arkadaşla daha karşılaşıyoruz. Sonra Belkıs abla. Belkıs İbrahimoğlu. Bir bey yaklaşıyor ve 'abla son vazifeyi yaparken yanındaydınız değil mi? Usulüne uygun yapıldı her şey’ diye soruyor. O da ‘evet, her şey tam tekmil yapıldı müsterih olun’ diyor. ‘Oh çok sevindim içim şimdi çok rahat’ deyip uzaklaşıyor. Bu bilgi beni de çok sevindiriyor. Elhamdülillah yola iyi başlangıç yapacak. Ehil dostlar gitmiş yanına; son vazifelerini yapmak için... Ve Leyla İpekçi onunla da bir iki hasbıhalden sonra camiye geçiyorum. Namaz epey yaklaştı, yolcunun erzakını doldurmak lazım. Bakalım bir yasin okuyacak kadar vaktim olacak mı? Caminin üst katına çıkıyorum. Aman Allahım bütün pencereler karşılıklı açık korkunç bir hava akımı, bu terle burada kalırsam şifayı kapacağım kesin. Hemen bir tarafı kapalı cam olan bölüm arıyorum neyse ki arkada varmış. Orada oturup namaz öncesi yolcunun ikramını hazır ediyorum. Gruplardan oldukça okuyan olduğunu biliyorum. Bohçası dolu karşılayacak gelenleri inşaallah.

Cami yavaş yavaş doluyor ve ezan okunuyor. Sırada namaz var. Erkeklerin de saf durumu bozulmuş. Kamet bitti imam namaza başlayacak hala salınanlar var. İnsan koşarak dahil olar safa diye yukarıdan hayıflanıyorum. Ve tekbir artık gözler kıblede, kalp divanda,  zihin yolcuda dahil oluyoruz namaza...

Namaz bitti cemaat ayaklanmadan aşağıya inip kapıdan çıkmalıyım. Gerçi yine çıkanlar var ama arkası daha kalabalık diye bende aradan geçip dışarıya kendimi atıyorum.

 

Sıra cenaze namazında  hazırlanıyoruz. Şadiye'de gelmiş. Buluştuk konuştuk. Yine tanıdık yüzler. Nurhayat'a Meryem'i soruyorum. Meryem İlayda tabi ki çok üzgün. Onunla nehir konuşması yapanlardan biri.  Oldukça fazla sohbet ve bir arada olanlardan yani

İsmail Kara ve Ekrem Demirli, İlber Ortaylı, Mustafa Özdamar Akif Emre, Beşir Ayvazoğlu .... görüp ismini hatırladıklarım.

 

Artık saf düzenine geçiyoruz. Oldukça fazla kadın cemaat var. Neredeyse erkeklere yakın. Üç cenaze var ve hepsi ayrı ayrı kılınacak. Önce iki erkek cenazenin namazı kılınıyor. Ve Tuğrul İnançer hocanın tekbiriyle Ayşe Şasa'nın namazına başlıyoruz. Son şahitlik, dualar ne kadar yavaş okunabilir ki. Üç tekbir bir avazda bitiyor. Cenaze Sahra-ı Cedid'de aile mezarlığına defnedilecek. Arabalar var isteyen gelsin deniliyor ama ben buradan uğurluyorum; çileli hayattan rahmeti bol hayata geçen yolcuyu. Tabutlar hızla kucaklanıp arabalara konurken dünya tekrar devreye giriyor. Şadiye ile biraz soluklanıyoruz. Sırada İsam bahçede kitap okuma var. Çünkü film izleme günümüz olduğundan akşama kadar bir kaç saatim var. Bugün aldığım Emine Uşaklıgil’in 'Benim Cumhuriyetim' kitabına başlıyorum. İyi ki almışım çok malzeme var bu kitapta diye düşünüyorum. Derken Şerif Mardin ismini okuduğumda Fatih cami avlu girişinde arabadan inerken gördüğüm iki mavi göz beliriyor zihnimde. Nihayet ismi buluyorum. Demek ki Şerif Mardin'de cenazeye gelmiş. Çok yakın dost olduklarına göre buna şaşırmamak lazım. 

 

Not1: Ayşe Şasa ile teşehhüt miktarı da olsa benimde iletişimim olmuştu. 2005- 2006 yılları olması lazım 'Değişen Kentte Dini Hayat' isimli kitabım çıkınca Mustafa Kutlu yeni şafakta hem kitap hem de benimle ilgili onurlandıran güzel bir yazı yazmıştı. Ayşe Hanım bu yazıyı okumuş hemen ertesi gün aradı , telefonunu verdi, evine davet etti. Ve fakat işkolik ben ne hafta içi ne de hafta sonu bu ziyareti gerçekleştiremedim. Baktı benden hayır yok bu sefer telefon etti. Zekâtıyla alakalı durumunu sordu. En azından bu konuşmadan memnun olduğunu düşünüyorum.

 Artık vaktim olacak tam ziyaretine giderim diyordum ki evin kapısı kapandı. O artık başka davetlerin konuğu, başka sohbetlerin muhibbi... Allah rahmet eylesin...

Not2: Bugün Beyazıt Camisinde öğle namazını kıldım. Cami restorasyonda ve fakat bir bölümünde hem erkeklere hem de kadınlara yer ayrılmış ibadet devam ediyor. Tamamen kapatmamışlar.

Nevin Meriç 17.6.2014

 

18.6.2014 tarihinde yazıldı..
Nevin MERİÇ

İsminiz
Puanınız
Yorumunuz
Kalan karatkter sayısı : 500
Yorumumu Gönder
 
Nevin hanımcım yüreğinize sağlık ne hisli anlatmışsınız Ayşe ablanın son yolculuğunu... Menzili mübarek ola ....
Gülşah Maraşlı
Nevinciğim kayıt düşmen iyi olmuş. eline sağlık. Ayşe Şasa engin ruhuyla göremesek de besliyordu bizi maneviyatıyla. mekanı cennet olsun.
yıldız ramazanoğlu


Anasayfa | Ziyaretçi Yorumları | Galeri | İletişim         

  

NEVİN MERİÇ® 2011  RESMİ WEB SİTESİ |www.nevinmeric.com
Yayınlanan yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması  5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre (YASAKTIR) suçtur.