ALO FETVADA SON GÜN
0
Yorum
1198

kez okundu..

 

ALO FETVADA SON GÜN

 

15.7.2015 on beş yıllık alo- fetvada çalışma sürecim sona eriyor. Bir kaç kere emekliliğe kalkışmalarım olduğu için bu sefer temkinliyim. İş kesinleşmeden konuşmuyorum. Sekretaryadan dilekçe ve müracaat hakkında bilgi aldım. Haziran'da dilekçeni ver o gelene kadar Temmuz on beş de olur dediler. Haziran 'da emekli olmak istemiştim ama akabinde yine Ramazan geldiği için Temmuz'a sarktı. Alo fetvada Ramazan, bütün izinlerin iptali demek. Emeklilik de  külliyen izin hali olduğundan Ramazan sonrasına kaldı resmi süreç.

Dilekçemi hazırladım ve bir Haziran'da Süleymaniye'ye gittim. Berat kandili; ne güzel bir güne tesadüf elhamdülillah. İnşaallah bütün süreçler de sıkıntısızca geçer. Haziran'ın ilk haftasında seçim var. O yüzden kurumlarda memurlar işinin başında, izinler seçimlerden sonra kullanılacak. Nitekim dilekçem ile ilgilenen memur da;  hocalarımız burada bütün imzaları topladım dedi. Anlaşılan resmi sürecin ilk aşaması kolay geçecek, son aşamaları da hızla tamamlanır inşaallah. kağıtlar kendi mecrasında devrini devam ettirirken 2015 Ramazan ayına da girdik. Ramazanı bu sene de kurtaramadım yani. Bunda da var bir hayır deyip Ramazan fetvalarına başladık. Fetva yorucu geçiyor ama Ramazanın diğer etkinlikleri, Sultanahmet'te cuma, iftar...vs derken hem güzel hem de çabuk geçiyor. Zaten ne demişler sayılı gün geçer. Ramazanın ortalarında evrakımın Ankara'dan geldiğini öğrendim ama imza ay sonunda olacak, anlaşmamız öyle. Her hafta yenilenen nöbetçi arkadaşlarla bir çırpıda Ramazanı da bitirdik. Bugün 15 Temmuz 2015 arefeden bir gün önce. Yarın arefe yarım gün ve bayram. Bir konsept ancak bu kadar denk gelir.

Son bir senedir hayatımıza Marmaray girdi. Ben de bu sayede artık tek vesaitle işe gider oldum. Son yıllara ait ikram az ama olsun çok anlamlı. Her gün üç vesait bir de trafikle gidilen yolun tek vesait ve on beş dakikaya inmesi rüya gibiydi. Ve yaşarken de bunu hep hayır dualarla yad ettik.

Marmaray Sirkeci istasyonunu, hem Süleymaniye hem de Nuriosmaniye için kullanıyorum. Süleymaniye biraz uzak oluyor ama yürüyüş imkanı sağlıyor. Mercan yokuşunun renkli popülasyonu da bonus...

Bugün de aynı güzergahtan gidiyor, Mercan’ı çıkıyorum. Henüz sokaklar taşıt trafiğine kapanmadığından arabalarla yan yana gitmek insanı geriyor ama sabır makamındayız. Mercan’ın başında Telekom binası, yeni restore ettiler çok şirin görünüyor. Karşısı da bir an önce başlar inşaallah. Gerçi inşaatlar insan trafiğinin yoğun olduğu bu gibi yerlerde çok rahatsız edici ama o olmadan da ne binalar korunur ne de güzellikler ortaya çıkar.

Artık Mercan yokuşu iyice dikleşti zirveden bir önce dört yol kavşağında Kaptan-ı derya Yunus Paşa haziresi. Her defasında Mercan’ı çıkmaya anlam katan, kolaylaştıran hazire. Soluklanmayı duayla da süslemek ne büyük nimet. Yola devam, az kaldı biraz ileri de Mahalle mektebi binası bu gün de eğitim öğretim için kullanılıyor. Geçmişin izleri, benzer adımlarla birleşerek devam etmek, mekanın zenginliği olsa gerek. Ve beklenen an yokuş bitti. Ve bir başka güzellikle taçlanan zirve, Süleymaniye... Bütün haşmetiyle kucak açıyor. Bu caminin ben de çok ayrı bir yeri var. Yıllar önce henüz göreve başlamadan çok önce rüyamda, koskoca bir camide, tam ortada tek başıma namaz kıldığımı görmüştüm. Hayırdır inşallah iyi bir şey ama bakalım ne dedim ve tabi rüyayı unuttum. Göreve başladıktan çok sonra hatırlamıştım rüyamı. Demek ki rüyamda ki cami Süleymaniye imiş.

Hazire ve etrafını geziyorum. Çok güzel bir gün, bir çok fotograf çekiyorum farklı açılardan. Ne yaparsak yapalım o taç kapı/ Ağa kapısından girilecek. Sıra ona geldi zaten. Hemen kaleme gidip dosyalarımı imzalıyorum. Sonra da bağlı bulunduğumuz Müftü Yardımcımız Vahap Bey’in odasına gidiyorum. Diğer Müftü yardımcımız Bekir Bey de oradaymış. Biraz sohbet fetva birimi üzerine değerlendirme derken kadın Müftü Yardımcısı Gülsefa Hanım da geliyor. Ben de zaten odasına çıkacaktım, nezaketen o geldi. Kısa da olsa yeni döneme dair konuşuyoruz. Zaten benden çalıştığım sürede neler yaptım neler tavsiye ediyoruma dair bir rapor da istemişlerdi. Bir buçuk sayfa oldu on beş senenin özeti: Rapor bu kısa olacak tabi…

Ramazanın son günleri herkeste bir yorgunluk gözüküyor. Ziyareti bitirip Müftü beyi beklemeye başlıyorum ama programı aksamış geç geleceklermiş. O zaman dergide çalışmam devam edeceği için, bir veda olmayacak görüşeceğiz deyip aşağıya iniyoruz Müftü yardımcımız Gülsefa Hanım ile. Emekli oluyorsun ama biz seninle çalışmaya devam edeceğiz diyor. Ben de alo- fetva olmasın ama diyorum gülüşüyoruz. Kapıda dr. Ayhan Bey ile karşılaşıyoruz. Benden istediği raporu uzatıyorum. Bizi Şerri Siciller’in yeni çalışma binasına götürüyor. Aman Allah'ım kapalı kapılar ardında ne şirin yer yapılmış. Eski otopark: Üç dört arabanın kapladığı alan prefabrik de olsa şirin bir pembe köşk olmuş. Çok mutlu oluyoruz. Zaten ben çalışırken emekli olunca gelip arşivde araştırma yapacağım diye düşünürdüm. Bu güzel yerde çok iyi çalışılacağını düşünüyorum. Gülsefa Hanım’da; ne olur gel ve mutlaka uğra görüşelim diyor. Ve son sayılı vakitler de bitiyor,  artık ayrılma zamanı. Birkaç saat önce girdiğim taç kapıdan Gülsefa Hanım’ın uğurlamasıyla çıkıyorum. Sultanahmet Cami'nde nesiller camide kadınlar gökkubenin altında etkinliği var. Böylece imzadan  hemen sonra ilk actionım cami- kadın hareketi oluyor. Bu da ilginç geldi konsepti ben belirlemiyorum ama yol böyle döşenmiş işte...

Sultanahmet’teki etkinlikten sonra Nuriosmaniye’ye geliyorum. Oradakilerle de görüşmeliyim. Arkadaşlar masama oturttu. Ya ben imza attım artık orada oturmayacağım dedim ama olmadı. Peki oturmuşken masanın hakkını verelim ve birkaç soru da bakalım o zaman diyorum. Zaten telefonlar durmuyor. Alo-fetva da son gün kısaca böyleydi. Bir süre daha dergide çalışmam devam edeceği için kimseye Allah'a ısmarladık demedim. Bazı arkadaşlar ağlatmak için epey uğraştı ama fazla sıkıntıya girmeden günü tamamladık Elhamdülillah. Yazıdan da anlaşılacağı üzere güzel bir ayrılık oldu. Fetva soruları öksüz kaldı diye twit attım, yapılacak bir şey yok; vakit gelince olması gereken olur. Vakit tamam oldu ve perde kapandı benim için…

Nevin Meriç/ 20.7.2015

12.8.2015 tarihinde yazıldı..
Nevin MERİÇ

İsminiz
Puanınız
Yorumunuz
Kalan karatkter sayısı : 500
Yorumumu Gönder


Anasayfa | Ziyaretçi Yorumları | Galeri | İletişim         

  

NEVİN MERİÇ® 2011  RESMİ WEB SİTESİ |www.nevinmeric.com
Yayınlanan yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması  5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre (YASAKTIR) suçtur.