ALO FETVADA RAMAZAN HATIRALARI
0
Yorum
869

kez okundu..

                                                 

ALO FETVADA RAMAZAN HATIRALARI

Alo- fetva ibadetinde veya gündelik hayatta karşılaştığı herhangi bir durumun dini karşılığını öğrenmek için vatandaşın daha çok telefonla aradığı bir başvuru mercidir. Daha çok ibadetle alakalı sorular sorulduğundan özel gün ve durumlarda soruların içeriği aynı,  yoğunluğu farklıdır. Dolayısıyla içinde bulunduğumuz Ramazan ayı soru yoğunluğu açısında en çok aranan, adeta soruların tavan yaptığı aydır. Tahmin edileceği üzere sorular daha çok aya özgü özel durumlarla alakalıdır. Her ne kadar sorulan sorularda başı oruç çekse de, ona yakın oranda zekat, fitre, sadaka, soruları da benzer yoğunluktadır. Namaz açısından da teravih ve tabi mukabele okumak da bu aya özgü sorulardandır.  Bunun yanında konjüktürel farklılıklar da hemen alo-fetvaya yansır. Genel anlamda Ramazan ayı alo fetva soruları bu çerçeve de cereyan eder.

 

Buradan yola çıktığımızda ilk hafta soruları beden- oruç ibadeti ilişkisini yansıtır. İmsak -sahur halleri, kalkılamayan sahurlar veya kalkılmasa olunmaz mı şekline dönüşen sahurlardan, medya programlarında şaz görüşleri medya-farklı olma ilişkisi bağlamında değerlendiren programları izlemekten kaynaklanan kafa karışıklığı yansır sorulara. Nitekim İmsak gün aydınlana kadarmış siz niye uzatıyorsunuz sorularından sahura kalkamadık iş de var tutmasak olur mu? … vs. ya kadar bir dizi soru devam eder.  Günümüzde sünnetle ilişkimiz gündelik hayatımızda namaza ait kaldığından Recep ve Şaban aylarında yavaş yavaş oruca hazırlanmadığından bedenler Ramazanın ilk bir kaç günü adeta yeni ergen modundadırlar. Hatta çocuğum oruca dayanamıyor bozsa olur mu?... diye soran bir hanıma oğlunuz kaç yaşında diye sorduğumda 25 demişti de şaşıp kalmıştım. 25 yaşına biz çocuk değil adam diyoruz diye de eklemiştim şaşkın şaşkın.

Oruç aç kalma değildir bedenin hatırlamasıdır Allah'ı, vereni, alanı, bir ihyadır adeta. Bugünün ifadesiyle fabrika ayarlarına dönüştür belki. Bir başka açıdan da dünya hayatına hazırlamadır insanı ... Başarılı olmuş insanlar içinde yolu açlıkla kesişmeyen çok az insanın olduğunu okuduğumuz biyografiler gösteriyor. Bununla birlikte biz ibadet yönünü öne çıkartalım. Aynı anda iki ibadet namaz ve orucun bir bedende kavuşarak Rahman'a yönelme imkanıdır. Bunun herkese nasip olmadığı da sokaklardan belli değil mi… O vakit nasip olanlar kıymetini bilsin. Allah kuluna işkence etmez vardır bir hikmeti deyip sabır ve tevekkülle devam etmelidir. Ve tabi ibadete gösterilmesi gereken hassasiyet de önemli.

 

İmsak -iftar arasında sağlam kaleler arasında yolculuk ediliyor gibidir. Bu yolculuğun azığı namaz, oruç, zikir, Kur'an, mukabele, sadaka, fitre, zekattır. Fitre orucun zekatıdır derler. Ramazan Bayramında bir ay oruç tutmayı nasip ettiği için Allah u Teala'ya bir nevi şükranlarımızı sunmaktır. Bu durumda orucun aç kalmak değil bilakis Allah'ın sonsuz nimetlerine garkolmak olduğunu açığa çıkartıyor. Ne var ki son yıllarda fitre ortalama bir fiyat takdiri üzerinden tespit ediliyor. Önceden buğday, pirinç, hurma şeklinde pazar fiyatı ucuzdan - pahalıya doğru seyreden bir trendi vardı. Fakir - zengin de kendi durumuna göre bir fiyatı tercih eder, fitresini verirdi. Şimdi ortalama fiyat takdiri fakirin belini bükmekte. Çünkü fidye de fitre üzerinden tesbit edilir. Nitekim fetva sorularında karşılaştığımız iki emekli ve fakat oruç tutamayan ailenin oruç fidyesi 950-1000 tl varıyor. Bunu veremeyeceği için üzülen, ağlayan bir çok yaşlı da fetva sorularında güne dair yaşanan hüzünlerdendir. Taksit de yapabilirsiniz diyorduk ama yine de kalp mahzunluğu gitmiyordu. Tabi bir seçenek de herkesin kendi hesap etmesi olabilir ama bu o kadar da kolay bir hesap değil. Açın ilmihallere bir bakın bakalım. Dolayısıyla fitrenin eskisi gibi yerel pazarlarda ve üç seçenekli olarak tespiti gerekmekte. Ve bunu Din İşleri Yüksek Kurulu'nun vatandaşın ibadeti için gerekli olan kolay, yapılabilir ve meşru ölçüleri gözeten hassasiyeti için gerekli olduğunu düşünmekteyim.

Nevin Meriç

 

9.6.2016 

9.6.2016 tarihinde yazıldı..
Nevin MERİÇ

İsminiz
Puanınız
Yorumunuz
Kalan karatkter sayısı : 500
Yorumumu Gönder


Anasayfa | Ziyaretçi Yorumları | Galeri | İletişim         

  

NEVİN MERİÇ® 2011  RESMİ WEB SİTESİ |www.nevinmeric.com
Yayınlanan yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması  5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre (YASAKTIR) suçtur.