Alo- Fetva Günlüğü
0
Yorum
413

kez okundu..

 Alo- Fetva Günlüğü: 13.Eylül 2017

 

Yıl 2000'ler işimde görev değişikliği yaptım. On bir yıl olduktan sonra yeni bir soluk iyi gelecekte. Yeni mekan; merkezde, telefon başında dünyaya açılan bir ben. Ve tabi mesai de hayatımıza dahil oldu. Artık evden gün ışımadan çıkacak, güneş batarken girecektim. Zor ve kimsenin tercih etmediği bir iş. Ben niye istedim. Nasip bakalım bize ne sunacaktı.

Bunu öğrenmek ve baş edebilmek için epey uğraştım hiç kolay olmadı hiç ... neyse on beş gün sonra dr Hanım geldi de biraz nefes aldık elhamdülillah ...
Bir gün mesaiye beş kala heyecanlı bir hanım geldi. Ben de telefondayım tabi, elimle buyur ettim. - odaya gelenlerle telefonla soru soranların konuları farklı ama odada olanlar telefondaki konuşmaları da ister istemez dinliyor. Bu da ciddi sorun. Her konumda her seviyeden insan geliyor, biliyorlar bilmiyorlar bir sürü problem. Doktor muayenesine birkaç hasta birlikte mi giriyor. Ama çok sonraları biz müsait olunca konuşma talebi için gelenlerin içeriye alınması gerektiğini kabul ettirdim. ... Neyse efendim.

Telefon bitti hanımın derdine geçtik. Tekrar bir telefon geldi,  izin safhası, farklı bir soru-cevap  faslı ...

Aile 18 yaşına gelen oğluyla ciddi sorunlar yaşıyormuş. Oğlu din değiştirecekmiş. Tabi bu bir son, önce süreci öğrenmek lazım. ergenlik dini alanda en yoğun iç çatışmaların bilgilenme taleplerinin ve değerlendirmelerin olduğu bir dönem. Bu süreçte oğlan dinimiz, peygamberimiz nedir ne değildir soruları sorarmış, namaz kılmak istemiş ama aile iki üniversite bitiren anne babadan oluştuğu için pek anlam verememişler bu sorulara. Hatta kınamışlar nedir bu talepler diye. Bizin es geçmeniz çocuğun da es geçtiği anlamına gelmiyor hele ki o yaşlarda. Çocuk sorularının peşinden gitmeye devam etmiş. Madem Müslümanlık dalga geçilen bir şey bende Hristiyanlığa bakarım o vakit demiş olacak ki, Hristiyan öğretisini veren yerlere takılmış.

Tabi aile bundan habersiz ne zaman ki 18 yaşına gelmiş o da epey ilerlemiş.  Ve din değiştireceğini açıklamış. Karşı çıkarlarsa evi de terk edeceğini söylemiş.
Aileyi almış bir telaş allak bullak olmuşlar. Oğlum bizim ne güzel dinimiz var onunla bir derdimiz yok. Yedi göbek Müslümanız din değiştirmek de ne demek demişler ama çare etmemiş. Çocuk çok ileri safhaya gelmiş karşı tarafın eğitiminde ... 

Anne konuya çözüm bulmak için neler yapılacağını öğrenmek için bir yer ve kimseye konuşmaya başlamış. Bunlardan biri de Müftülük olduğundan bir de bize uğramak istemiş.

Tabi bu durum anlatılırken, bir kaç farklı telefon konuşması da yapıldı. O zamanlar geleni dinlemek için telefona ara yermeyi bilmiyordum henüz. Öncesinde bir eğitim ders de hak getire. Her şeyi deneme yanılma yoluyla öğrendiğim zamanlardı. Şimdilerde yapıyorlar da o da tayinden altı ay sonraya tekabül ediyor. Bu sürede kişi zaten o eşiği aşıyor…

Neyse durumun vahameti ortada, üzüntü had safhada da… Çözüm her zaman sonuçtan halledilmiyor. Bazen ki daha çok da olumsuz sonuçlara ulaşmadan halledilmesi gerekiyor. Her ne olursa olsun çocukla iletişimi koparmama yolunda bir kaç tavsiye. Ve tabi durumla baş edebilmek için de dua ve dini öğrenme temrinleri. Biz bilmeden çocuğa nasıl öğretebiliriz ki…

Evde de dini bir atmosfer çok önemli. Çünkü bir çok konuşmada dini davranma biçimlerini aktarırken kişiler, biz babamdan böyle gördük, annemden böyle gördük diyorlardı. İbadetler namaz ailede çocuğun gördüğü ve aileyle birlikte cemaat olarak yapılan duruş olmalı. En azından bazı günler, bazı vakitler. Gündelik hayatın rutiniyle beraber götürmek. Veya mahalle camisinde yine çocukla beraber birlikte vakit geçirip sohbet imkanı olarak da değerlendirilecek bir durum.  

Yine Kur'an içinde yalnız ve birlikte saatler günler oluşturulmalı. Kur’an siyerle birlikte okunduğunda çocuğun çok ilgisini çekeceği gibi sağlam bir duruş da kazandıracaktır.

Dini gün ve geceler de bir vesile olarak değerlendirilmeli. Çocuk genç hikaye ve oyunla yaklaşır din alanına. Bizim edebi metinlerimiz şiirlerimiz de bu konuda çocuğu besler… vs.

Evet çocuklarımız Müslüman doğuyor ama öğrenme sürecinde bizim çok ihmallerimiz oluyor. Hatta es geçiyor, üşeniyoruz. Bütün bilgilenmeyi kurumlara bırakıyoruz. Kur'an Kursu ve başkalarıyla yetinmek kolayımıza geliyor.  Ama en iyi öğrenme ailede, ev ortamında birlikte olandır. bunu ihmal etme lüksümüz yok ... Çünkü sonuçları çok ağır oluyor en çok da bizi yaralıyor...
Hanımın giderken söylediği ise tam ibretlik:. sizin işiniz gerçekten bu mu? Galiba benden daha çok yardıma ihtiyacınız var! ...  Beni anlayan ve tarif eden en doğru tespit. Hafif bir gülümsemeye aminler karıştı. Bir de sizler neredesiniz niye toplumu bilgilendirmiyor, hazırlamıyorsunuz demez mi!. Bilgilendiriyoruz da yola girmek lazım. Caminin yolunu bilmek, imamını tanımak belki diyemiyoruz tabi. Zaten acılı şimdi bunların sırası değil. Ayrıca bulunduğu ilçedeki arkadaşlarla daha yakın görüşme ve paylaşımlar yapabileceği de söylendi. Üzgün ama yine de rahatlamış vaziyetteydi. Allah selamet versin. hala merak ederim ne oldu o anneye ve çocuğa … bizim işin geleceğe taşan yönü de bu işte. Hep merak ederiz bazı soruları. Bazen de arar haberdar ederler kişiler sonuçları. En güzeli budur. Memnun kalır ferahlarız biraz …

Bir kaç yıl sonra mekanda çok değişiklikler oldu. Yeni arkadaşlar geldi telefonlar paylaşıldı … vs ama bir dönemde böyleydi işte ...

Nevin Meriç …

Formun Üstü

 

14.9.2017 tarihinde yazıldı..

İsminiz
Puanınız
Yorumunuz
Kalan karatkter sayısı : 500
Yorumumu Gönder


Anasayfa | Ziyaretçi Yorumları | Galeri | İletişim         

  

NEVİN MERİÇ® 2011  RESMİ WEB SİTESİ |www.nevinmeric.com
Yayınlanan yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması  5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre (YASAKTIR) suçtur.