Allahümmensurna Türkiya : 15 Temmuz 2016
0
Yorum
930

kez okundu..

 Allahümmensurna Türkiya : 15 TEMMUZ 2016

Ramazandan sonra biraz dinlenmek ve sağlık aktiviteleri için tatile çıktım. Tatilimi de İstanbul’a yakın yerlerden seçiyorum. Ne olur ne olmaz ana mekandan uzak olmaya gelmez…Uzak olduğu için güneye falan gitmek istemem. Neyse tam tatil başladık, çiçek böcek, orman hava su yürüyüş, güneşlenme, kitap okuma seansları arasında seyre devam ediyoruz; tabi sosyal medyaya da tatil uyguladık. Allah’ın hikmeti ıpone twitter, whapsahapp da kapandı, açmak için de hiç gayret göstermiyorum. Böyle bir hafta dayandım ama bir yere kadar deyip internete bağlandım. Tam yatsıyı kılarken whapsshapp mesajları düşmeye başladı. Telefon yanımda değil başka bir oda da şarjdaydı. E haftadır biriken mesajlar diyor yavaştan alıyorum. hemen bakmadım. Hatta kitap okumaya geçtim. Bu arada tv de yok tam tatildeyim yani… Su içmek için ayağa kalktığımda artık mesajlara da bakmak farz oldu. Ve ilk mesaj İstanbul’da neler oluyor anlayan var mı? İstanbul’daki arkadaşlar bunları söylerken ben ne yapabilirdim ki… Tabi aldı bir telaş aman Allah’ım neler oluyor ve ben dışarıdayım… kafamda bir sürü senaryo okuduğum hatıratlardan zihinde kalan. Hemen bir tv bulmalıyım deyip komşuya geçtim onlar da seyrediyor anlamaya çalışıyorlardı. Herkes de bir korku gerginlik. Bu millette darbeyi yaşamamış darbe hikayesi olmayan bir jenerasyon yok ki… 1980 darbesine de köyde yakalanmıştım. Tam döneceğimiz gün darbe olmuş sokağa çıkma yasağı ilan edilmişti…

Tv kanalları ve trt yayınları arasında fark vardı. Herkesde bir darbe kalkışması haberi vardı ama yayınlar farklı, Twitter açık whapsahaps açık oradan da sürekli haberler akıyordu…  Trt de darbe metni her ne kadar sesini kontrol etse de yaşanan gerginlik ve korkuyu belli eden bir sima ve sesle okunuyordu. Ntv ve haberturk de ise TRT’yi ele geçirdiler diyordu. O zaman trtyi bıraktık moral bozmaktan başka bir işe yaramıyordu zaten. Ntv Cnnturk çok güzel yayın yaptı ve bir baktık başbakan darbe yapılmak isteniyor askeriyeden bir cunta tarafından dedi. Tabi herkes cumhurbaşkanını merak ediyordu. Çok haber izlemediğimden tatilde olduğunu bile bilmiyor, İstanbul Sarıyer lafları dolaşıyordu. Neyse çok geçmeden Sn Cumhurbaşkanı CNN bağlandı. Onu görmek güzeldi ama o da darbe girişimi diyor ve halkı sokaklara cumhuriyete sahip çık diye çağırıyordu. Haydi yine başladı bir endişe başarılı olurlar mı, inşallah olmazlar kalplerde dua tv izlemeye devam…

Ve halkın sokağa dökülme süreci başladı. Kanallar her yerdeydi bir havaalanına bağlanıyor, bir Vatan’a, bir Ankara’ya ve oralardan haberler akıyordu. İstanbul’da Boğaziçi köprüsünün bir tarafını tanklar kapatmış. Halk oraya aklamaya başladı adeta… Yolda olanlar ve tabi yolda kalanlar vardı. Kanallar bunu gösterirken darbenin bu ülkeye verdiği zararları da anlatıyorlardı. Muhaliflerdi yani… Bu da vatandaşın moralini yükseltiyordu. Biraz olay netleşince artık eve geldim saatte geç olmuştu. Ama yatmak tabi ki mümkün değil bu sefer bilgisayardan NTV izlemeye ve twittere takip etmeye başladım. Vatandaş infial halinde yatanlar kalkmış, oturanlar koşmaya başlamış askerlerin, tankların olduğu mahallere gidiyorlardı. Elinde sopa tankı durdurmaya, nöbete giden amcalar, teyzeler vardı. Millet nasıl da sahiplenmiş hiçbir siyasi ayırım yapmadan karşı duruşa geçmişti. Doğrusu bu çok önemliydi aklı ve vicdanı olanlar için tabi… Sadece bir sözün bu kadar donanımsız ve hazırlık bir şekilde kitleleri galeyana getirircesine sokağa dökmesi ciddi ciddi araştırılması gerekecek. Sosyal toplum teorileri, kurgusal toplum mühendisleri de bilgilerini resetlemeliler bence …

Neyse tv görüntülerinde Ankara ve İstanbul’dan sürekli haberler akıyordu. Çatışmaların olduğu halka silah çekildiği de söyleniyordu. Ölü ve yaralıların da olabileceği. Aman Allah’ım silahsız halka silah çekileceği hem de kendi askeri tarafından kimsenin aklına gelmemişti. O sokağa dökülenler de bunu bilmiyor anlamıyorlardı. Bana niye kurşun sıkıyorsun silahım yok bak diyorlardı tankın üstünde, içinde olanlara… Videolarda da çıktı. Sen kime silah çekiyorsun lan biz terörist miyiz, o silahı sana ben aldım diyen vatandaşlar görüldü. İnsanlar yaralandı ve tabi ölenler de çok oldu ama kimse geri çekilmedi. Vatandaş geri çekilmiyor, darbecilere bekledikleri destek gelmiyordu. Darbenin kırılma noktalarından biri de bu oldu. İlk sevindirici haber de havaalanının vatandaş ve polisler tarafından kurtarıldığı şeklindeydi. Ve çok geçmeden Sn Erdoğan’ın uçağı Atatürk havaalanına indi ve yine tv karşısındaydı. Bir cunta hareketiyle karşı karşıyayız, karşı koymaya çalışıyoruz, komutanlarımdan haber alamıyorum. Genelkurmay başkanım nerede bilmiyorum ama direniyoruz. Meydanları sakın boş bırakmayın diyor herkese teşekkür ediyordu.

Sn Erdoğan’ın sağ salim İstanbul’a inmesi moralleri düzeltti. Artık polis tarafından kurtarılan bölge haberleri yanında Ankara – İstanbul semalarında F16 alçaktan uçuşlarına dair alt yazılar geçiyordu. Tv kanallarında halkın tank üstünde zafer resimleri, videoları geçerken üstten de F16 alçaktan uçuyordu. Bu iki farklı durum da halkın demorilize olmasını önledi.

Bu arada selaları da unutmamak lazım. Her ne kadar esas olayın geçtiği yerden uzak olsak da burada da selalar okundu. Gecenin bir vakti okunan sela ilginç geldi. Kendi tarihimizden kopartıldığımız için bunun olağanüstü hallere dair bir uygulama olacağını düşündüm. Güzel bir sela kalplere sekinet veriyordu. Bunu daha sonra Çengelköy’de askerler tarafından rehin alınan 50-60 kişilik grubun ses kaydının yayınlandığında da hissettim. Orada biz size ne yaptık, niye memlekete bize bunu yapıyorsunuz diye bir hanım konuşurken arka fonda güzel bir sela geliyordu. Ve o selalın oradaki rehineleri ne kadar rahatlattığını kalplerine sekinet verdiğini düşündüm. Çünkü darbenin bir kalkışma olduğu ve başarısız olduğunu haykırıyordu aynı zamanda. Çok anlamlı bir hareket oldu. Diyanet bu anlamda iyi bir sınav verdi. Bir dükkanda 50-60 kişi rehindi ama yanındaki cami de imam sela okuyor sabah vakti ezan okuyor ve vatandaş camiye gidiyordu. Bu darbe girişimcilerini yıkan bir durumdu tabi. Nitekim yakalanan Kuleli’de ki erlerin itiraflarından da yine bu bölgede camiden çıkan üç beş ihtiyara silah atıldığı ve onların yaralandıklarını görünce bunun yanlışlığını anladım diyordu bir er. Gerçi bu tatbikat işine hiç aklım yatmadı. Tatbikat şehir içinde halka karşı mı olur, yoksa aynı grup 2 veya 3 ayrılarak mı yapar. Askerlik bilgim yok ama en azından bunu kavrayacak haldeyim. Dolayısıyla bu itiraflara da şüphe ile bakıyorum. Valilik taraflarından çekilen bir videoda da yapılan hareketin darbe olduğunu televizyon ekranında görünce anlayan bir erin şaşkınlığı vardı. Hatta er abi biz ne yapıyoruz diye vatandaşa soruyor o da darbe yapıyorsunuz deyince ben darbe yapmak istemiyorum diye ağlıyordu.  Yani her şey çok karışık.

Ve artık gün ışımaya başladı sabah namazı kılınacak da bilgisayar nasıl bırakılacak hala durum sıkıntılı… Ama namazın da aciliyeti vardır deyip namaza durdum. Neyse ki kısa dönüp geldiğimde çok da değişen bir şey yoktu. Bir gram uyku da yoktu. Ve saat oldu 6. Artık uyusam diye düşünüyorum çünkü bir sonraki gün başlamıştı ve onun için sembolik de olsa uyku uyumak istiyordum. Saati sekize kurdum ve iki saat uyumaya çalıştım. Sekizde çalan saatle uyandığımda zımba gibi kalktım ve hemen twitterin başına konuşlandım.  Diyorum ya çok ilginç haller yaşanıyordu o vakitler.

Haberler ve twitler biraz daha moralleri yükseltiyordu. Duruma daha da hakim olunmuş, kurtarılan bölgeler çoğalmış. Hatta genelkurmay başkanı bile kurtulmuştu. Gün içinde Sn Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Genelkurmay başkanının birlikte göründüğü bir demeç verildi. Ama yazı bu kadar gecikince zaman ve kronoloji bende koptu tabi… twittere takip etmekten yazı yazamadım… bu yazı bile ara verilerek üç farklı günde yazıldı…

Bir sonra ki gün hiç evden çıkmadım. Yemek ve uyku da çok anlamsızdı. Yavaş yavaş demeçler gelmeye başladı neler olduğuna dair. Özellikle Haberturk ekranlarındaki programlar bayağı bilgilendirdi. Bununla birlikte ibrenin hükümet ve Erdoğan’ı suçlama yöneleceğinin de ipuçları görülüyordu.

Her şey unutulmuş bu çocuklar 2010 yılından sonra çoğaldılar ve TSK’da baskı grubu oldular bu zamanda hükümet kim. Veya ne istediniz de vermedik denildi bir zamanlar gibi geçmiş defterler aralanıyordu. Bu arada darbenin bilinmeyen, üst üste oturmayan bir çok ayağı olduğu da söyleniyordu. Birisi üç bir diğeri dört ayaklı diyordu. Bir kısım darbe mütehassısları darbeci taraflar birbirini sattı diyordu bir kısmı da Fetö tasfiye olacaktı son kozumu da oynayayım dedi diyordu. Veya her ikisi ama yalan dolan, tuzak kumpas ayaklarına dolaştı. Tuzaklarına kendileri düştü. Zaten Sn Erdoğan’da ve mekeru ve mekerallah vallahu hayrul makirin ayetini okudu yabancı medyaya demecinde…

Darbe kalkışmasında halk direnişi ise bambaşka. Sol neden bunu başaramadığını araştırmak yerine küçümsemek ve indirgemeci beyanatların peşinde. Halka ülkene, demokrasine sahip çık denildi ve halk o gün bu gündür meydanlarda. Halk vatan varsa biz varız , önce vatan diyordu videolarda da çıktı… Hatta Rize’den bir amcanın pankartı Reis dışarı çıkın dedin dışarıdayız, içeri girin demeyi unutma ha şeklindeydi. Aslında halk hareketi üzerine çalışanlara binlerce dersin olduğu bir karşı duruş, direniş ama hemen eski saikler devreye girip ne kadar indirgenirse o kadarı kardıra geçiyor gibi. Batı ve ABD’de de şok da. Darbeye direnen, şehit olan halka ahmak bile denildi. Çok yazık… Demirtaş’ın demeçleri. Bir de Cumhurbaşkanlığı’na oynuyordu. Bu burunlar inmedikçe, bu kalpler merhamet ve kuşatıcılıkla dolmadıkça halkı anlamak hele hele bir halk direnişi gerçekleştirmek mümkün değil hala anlamadılar, anlamamaya da devam ediyor, darbeseverler.

Halka niye direniyorsun deyip küçümsüyorlar. Aynı ABD ve Batı’dakiler gibi. Ama ABD ve Batı’nın vatan derdi yok… Ayşe Kulin’de, tekbirlerden, selalardan korkmuş. CHP mv tv programlarında sela neymiş 10. Yıl marşı söylenseydi biz de gelirdik selanın ne işi vardı diyor, cehaletlerini ilan etmek, halka rağmen duruş sergilemek pahasına. Bu milletin kodlarıyla o kadar oynandı ki yabancılaştık ve artık ürker olduk değerlerimizden, dinimizden…  Oysa Murat Bardakçı yazdı neden sela okunduğunu ama anlamak isteyene… Allah yardımcımız olsun. Halkın işi zor hem vatan için mücadele et, şehit ve yaralı ol, hem de bunların nazını tolere et… şimdi o ailelerin yanında olma zamanı … bir şehit ailesi kiracıymış, ev sahibi çık diyormuş haberleri geldi. Çok yazık daha ilk günden bu yapılır mı?...

Darbe girişimini yurtdışı ayağı çok önemli. Aslında zurna burada ötüyor. Epeydir ABD/Batı – Türkiye ilişkileri Suriye üzerinde çatışıyor, anlaşmazlık haberlere yansıyordu. Olayın hemen akabinde Ruslarla olan problem de çözülünce CIA düğmeye basmış olabilir. Çünkü Kerry ilk açıklaması fiyasko, Fransa darbeyi demokrasi olarak tanımlıyor ve yanında oluyor, İngiltere de gelgitleri oynuyordu. Nato ve AB’den çıkartılma tehditleri de cabası. Bir darbeye karşı durduğunuz, püskürttüğünüz için özür dileyin denmedi. Ee Fuller de durun, hemen moralinizi bozmayın dedi ABD’ye.. 50 yıllık emek var öyle hemen harcanmaz. Dış mihraklarda da bu Fetö’cüler çok olduğundan basın yayın Türkiye aleyhine yayınlar yapıyor. Halkın direnişi Sn Erdoğan’ın diktatöryası olarak lanse ediliyor. Bunlar da son bulacak inşallah.

OHAL ilan edildi. Ve kurumlarda Fetöcü elemanların çıkartılması sürecine geçildi. Ama bu konudaki tesbitler memlekette bazı çevrelerin akıllarına durgunluk verdi. Ben de bunları anlamıyorum. Adamlar kanlı darbe yapıyorlar. Fetö’nün bir emriyle F16 harekete geçiriyorlar, Fetöcü yaverler kuşatmış her yeri hala bir günde bunlar nasıl tesbit edildi serzenişleri. Fetöcülerin çok azı kendini gizliyordu özellikle askeriyede olanlar. Diğer kurumlarda böyle bir durum yoktu. Hatta milletin efendisi zannediyorlardı kendilerini… bu tesbitlerin çok kolay olduğunu askeri davalardan yargılanan hatta yatanlar bunlar biliniyor, zaten tesbit edilmiş bir an önce kurumlardan uzaklaştırılmalı dediği halde hala aynı davulu çalanlar ve hükümeti suçlamak için atağa geçenler medyada… Bu neden diye düşündüm de yıllardır diktatör dedikleri Sn Erdoğan’la aynı karede yer almak istemiyorlar. Tamam o zaman en azından sessiz dur memleket gidiyor, önce vatan değil mi ama…

İşimiz zor hem de çok zor. Ülkeyi ekonomik olarak çöketme, iç savaş …vs diye darbe kalkışmasının diğer varyantları sıraya konuyor… Biz ise hem kendi ülkemizi hem mazlum dünya Müslümanları için Kabe imamının yaptığı Allahümmensurna Türkiya duasını tekrarlaya tekrarlaya Allah’a yöneliyoruz. Tuzaklarına kendilerini düşür… ABD, İngiltere, Batı kazanmasın artık diyerek… 15 Temmuz 2016 emekli oldum. 15 Temmuz 2016 darbe kalkışması oldu. Gelecek sene/ler sadece kutlamalarımız olur inşallah…

Nevin Meriç

25.7.2016

25.7.2016 tarihinde yazıldı..

İsminiz
Puanınız
Yorumunuz
Kalan karatkter sayısı : 500
Yorumumu Gönder


Anasayfa | Ziyaretçi Yorumları | Galeri | İletişim         

  

NEVİN MERİÇ® 2011  RESMİ WEB SİTESİ |www.nevinmeric.com
Yayınlanan yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması  5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre (YASAKTIR) suçtur.