2016 YILI RAZAMAN AYININ SON CUMASI
0
Yorum
949

kez okundu..

2016 YILI RAZAMAN AYININ SON CUMASI

 1.7.2016

Elhamdülillah bu senede ramazanın son cumasına nail olduk. Kadir gecesine de denk gelince fazladan bir yoğunluk olacağı muhakkak deyip düştüm yine Sultanahmet cami yollarına… ve fakat Salı günü olan Atatürk havaalanındaki terör saldırısının izleri  henüz zihinlerden çıkmış değil. İnsanlar hem üzgün hem kırgın hem de öfkeli… Ramazan iftar saati sen kalk yolcu, silahsız, masum, güvencen altında ki Kur’an’da zekat verilecek kadar hizmet edilmesi gereken gruba saldır. Bir de ölü sayısını çoğaltmak için tezvirat yap. Sanki bilgisayar oyunundalar… Araştırılsa belki de gerisinde bu oyun sempatisi çıkabilir diye gelmiyor değil aklıma. Yoksa bunlar nasıl kandırılacak... İnsanın aklını da, düşünmesin de o kadar kötü etkiliyor ki afyon gibi ne yaptığının farkında olmuyor insan… Ne akla ne ruha ne de kadim bilgiye dayanan bu kötülüğü Müslüman nasıl yapar inanılır gibi değil. Bu akıl ve ruh tutulmasını bir an önce engellemeliyiz. Elimizde sağlam bir tek Kitabımız kaldı onu da her gün bir yerinden pervasızca tırtıklıyorlar. Allah nurunu tamamlar tabi de bizim hesabımız çok zor olur…

Bu düşüncelerle başladı yolculuk. Hava da çok sıcak. Allah’tan rüzgar var da etkisi az oluyor. Sürekli bir esinti sizinle birlikte dolaşıyor adeta… ilk taşıtım Marmaray. Terörün olduğu günlerde seferlerin aksadığına dair bilgiler vardı ve tvde bakım çalışmalarından dediler ama altı aydır bakıyorlar neden bitmiyor anlaşılır gibi değil. Marmaray daha önceki günlere nazaran oldukça tenha … oysa Cuma için kalabalık olması bekleniyordu. Üsküdar istasyonunda biraz doldu Sirkeci de o da boşaldı. Ana istasyon olarak Yenikapı seçilmiş ama en yoğun yolcu trafiği Sirkeci’de. Önceden turistler de rağbet ediyordu ama terör onu da engellemiş anlaşılan. Hemen hemen hiç turist görmedim desem yalan olmaz.

Ben yine her zamanki güzergahım olan Valilik kapısı ve Babıali yokuşunu devam ettirip camiye yöneleceğim. Sultanahmet Meydanı da boş. Ciddi bir turist kaybı yaşanıyor demek ki. Geçen hafta bile bu kadar değildi… vatandaşlardan da burayı tercih eden az olmuş gibi gözüküyor… Oysa kadir günü bir de Cuma olursa Selatin camiler tıklım tıklım olurdu… bu sefer olmadı..

Yine geçen haftaki saati tutturdum ve namaza beş kala B kapısından avluya giriş yaptım. Erkekler tarafından gireceğim diğer taraftaki kadın görevliler çok gürültü yapıyor … bu sefer kapıya paravan koymuşlar tam bir kişinin geçeceği ebatta sıkıntı olmadan kimse kimseye karışmadan girip çıkıyor. Ha şöyle, düşününce en uygun çözüme ulaşılıyor demek ki. Üst kata çıkıp geçen hafta ki yerime oturuyorum. Neredeyse camide bile yer belirleyeceğim. Böyle bir şey olmaz tabi de şartları gözetirseniz kendi rutininizi tutturmanız mümkün, onu söylemek istiyorum. Bu gün bir tarafımda Pakistanlı turistler diğer tarafımda Türkler var. İncecik bir kız onun yanına sığmak hiç de zor olmadı. Safı da düzelttim, arkaları dolunca balkondan cemaati seyredenler nereye oturacak. Cami çok boş ne Cuma cemaati ne de kadir cemaati var bugün. Çok şaşırdım. … bu terör çok kalleşçe iğrenç bir şey. Gerçi Atatürk havaalanı eski yoğunluğuna geçmiş ama meydanlar boş. Biraz sonra cemaatin içinde kırmızı üstlüğünde polis yazan birinin dolaştığını birkaç kişiyle konuştuğunu gördüm. Allah Allah bu da ilk defa oluyor kapıda aranıyoruz zaten … neyse tedbir iyi bir şeydir diyoruz aslında resmini çekmek istemiştim ama makinenin azizliğine uğradım… çekmedi neden acaba…

Vakit iyice yaklaştı. Bugün vaaz kürsüsünde Fatih Müftüsü var.  Sesinden tanıdım. Uzun yıllar İstanbul İl Müftü Yardımcısı olduğu için çok çalışmışlığımız vardı … ezana okunuyor birden ön safın hareketlendiği görülüyor. Yandan beş on kişilik bir grup ön safta ilerliyor. Protokol var demek ki … kim acaba… hepsi oturmadı yerleştirdikten sonra birazı geri döndü… Ülkemizin ilk kadın cami rehberi olan Elif Zeynep zekatla alakalı bir soru yazmış hemen cevaplandırıyorum ve camide olduğumu söylüyorum. Bakalım buralardaysa görüşürüz belki…

Ezan bitti tekbirle namaza geçtik daha doğrusu sünnete. Yanımdaki Pakistanlılar şaşkın, onlar farzın önce kılınacağını sanıyorlardı herhâlde… Biz de Medine’de böyle oluyoruz. Aslında namaza başlamadan bu konuda açıklama yapılabilir. Hem de İngilizce... Böylece bu şaşkınlıkta önlenir. Bakalım bir gün bu da gerçekleşir inşallah … sünnetler bitti bir kısım turistler kıldı ama yanımda ki kızçe kılmadı. Genç kız zaten muhalif ama iyi duruyor bizim gençlerle karşılaştırılırsa gıkı çıkmıyor…

İç ezan okunuyor. İnsanlığın felahı Müslümanların aklını başına almaları için olur inşallah … caminin içi ezanla doldu… hutbe için mimberin basamaklarını adımlıyor imam. Ve hutbe başlıyor. A bu sesi tanıyorum. Demek Sn DİB başkanı Mehmet Görmez de burada… Bir de Süleymaniye’de dinlemiştim hutbesini. O zaman sesten benzetememiştim ama yıllar yıllar olunca insanın sese aşinalığı artıyor demek ki… iyi hutbe verir. Az öz ve meseleyi kuşatan. Bu sefer de öyle oluyor. Konu kadir gecesi, terör tabi ve terörün yok ettiği din algısı. Sn Görmez de en çok dine zarar verdiğinin altını çiziyor. Belki de o örgütün sempatizanları bunu anlarlar. Memleket dört bir taraftan kuşatılmış gibi. Terörün biri yavaşlıyor diğeri devriye giriyor. Allah yatağında yakınları yanında ölüm nasip etsin …

Hutbe bitti sıra kamette … herkes saf düzenine geçiyor. Cami ana sütunları bölüm vazifesi görüyor adeta. Orta blokta cemaat kapıya kadarken, yan taraflar neredeyse ortaya kadar ilerledi saflar düzeltilince… hoş böyle olunca saflar düzeltilmiş mi oluyor. Bir kısım cemaat açık havada kılmak için cami dışında kalıyorlar…

Namazı da Sn Başkan kıldırıyor. İlk rekatta Fatiha’dan sonra  Amenarrasulünün son ayetlerini okuyor. Her zaman beni çok etkiler bu dualar. Vağfuanna, vağfirlena, verhamna,  ente Mevlana… hiç akılda yokken kalp zaten hüzünlü  gözyaşlarını tutmak mümkün olmuyor. Namazda ağlamak da iyi değil öyle bırakamazsınız kendinizi… neyse ikinci rekatta toparladım bu sefer Kadir Suresi’ni okuyor Sn Göremez. Allah’tan selam getiren ve onun izniyle meleklerin indiğin gece … selam selamet, esenlik, güven demek. Selam verdiği kişiye zararı dokunmaz Müslümanın. Aman Allah’ım melekler yeryüzünde Müslümanların yaptığı taşkınlıkları görünce ne yaptılar acaba … Açılan rahmet kapıları bu sene kimleri içine aldı acaba …  namaz esnasında küçük çocukların ağlamaları duyuluyor ama namazı etkileyecek boyutta değil. Arka saftaki çocukların da anneleri çok ilgili, çocukları ön safa bile bırakmıyor. Onlar da sakin sakin oturup bıcır bıcır konuşuyorlar. Namaz bitti. Biz son sünneti kıldık ama Pakistanlılar gitti. Tespihe de katılıyor dualarımızı yapıyor ve  camide çıkıyorum. Mesaideyken tesbihatı yolda söylerdim.  Beyazıt dini yayınlar fuarına bir defa daha gideceğim; alacağım kitap yok da artık kapanacak bir sene yok, kitapları ziyaret iyi geliyor bana diyorum.

Avlu kapısından çıkıyorum kapıda hamırlar falan. Cemaatte siyasiler de var gibi. Birden telefon çalıyor. Elif Zeynep yeni gelmiş Alman Çeşmesinde buluşuyoruz, bizim turist modunda cami rehberimizle. Ne giyse yakıştırıyor vesselam. Konsepte de uyuyor. Onun görevi ikindi sonrasındaymış. Cuma olduğu için öğle namazı vaktine sunum koymuyorlarmış. Namazı Sn Görmez kıldırdı diyorum. Ya gece Ayasofya’dan kandil programı var onun için gelmiş demek ki diyor… ama kapıdaki hamırlar onun da dikkatini çekiyor.  Kapıdaki güvenliğe soruyoruz bizde… eski başbakanımız Sn Ahmet Davutoğlu varmış… Demek camide ön safa dahil olan ve yanında iki korumayla namaz kılan Sn Davutoğlu imiş. İnsanın namaz kılarken kalktığında korumanın yüzüyle karşılaşması ne kadar ilginç bir tecrübe olsa gerek. hoş elinden dilinden emin olunan kişi olan Müslüman olmaya mesafemizi de gösteriyor bu durum. Ta hz Osman’dan beri bu böyle. Müslümanlığımız böyle olursa cami de bile huzuru bulamayız… cami kapısında da teşyi için cemaatten bekleyenler vardı Sn Davutoğlunu. Hatta orta öbek de bir türlü sakinleşmemiş cemaat kalabalığı gittikçe sıklaşmıştı. Şimdi anlaşıldı nedeni…

Elif Zeynep’e o zaman sen de fuara gel konuşuruz diyorum. Kabul ediyor ama nasıl kabul ettiğine de şaşırıyor. Sultanahmet Çemberlitaş arasında bile tramvaya binen kızımız Beyazıt’a kadar git gel yürüyecek… akıl alacak gibi değil. Yanındaki kişi faktörü burada çok belirleyici tabi… bir çok konuşacağımız birikmiş zor bitiriyoruz… Fuarda Timaş’tan Zeynep ile karşılaşıyorum.  Dindar Bir Doktor hanım kitabından istiyorum ama nafile bitmiş. Bir tane yok neyse Eylül Ekime yeni baskısı olur diyor. İnşaallah diyorum. Çok önemli bir kitap devamını getiremedim. Dindar kadın hatıratlarına devam etmek istiyorum ama bir türlü istediğim performansta çalışamıyorum. Bu alan çok boş kesinlikle çalışmalıyım. Bakalım Allah sağlık afiyet versin de çalışayım diye dua ediyorum… Adab-ı Muaşeret kitabımında baskısı bitti ama onu basacak yayınevi bulamadım. 3. Baskısı olacak, çok da önemli bir kitap bir çok yazıya kaynaklık ediyor ama yayınevlerinin kar marjına takılıyor … bakalım bir hayırsever çıkar da bastırırım tekrar …

Timaş’da Mehmet Ali Sarı hoca da vardı. Suriye gezimizde birlikteydik. Çok güzel sesi vardır. Halep kaledeki sedası hala kulaklarımda… şimdiler de Halep nere, kale nere …  Allah bu coğrafyada ki kötü emel ve elleri birbirine düşürsün, Müslümanların üzerlerinden çeksin ilelebet … yine aynı yoldan dönüyoruz ben Marmaray’a yönelirken, Elif Zeynep Sultanahmet’e mekanına gidiyor.  2016 yılı Ramazan ayının son cuması kadir gecesine denk gelmekle birlikte yakında yaşadığımız terörün acısı, hüznüyle birlikte böyle geçti. Allah kabul etsin…

Nevin Meriç

 

2.7. 2016 

2.7.2016 tarihinde yazıldı..
Nevin MERİÇ

İsminiz
Puanınız
Yorumunuz
Kalan karatkter sayısı : 500
Yorumumu Gönder


Anasayfa | Ziyaretçi Yorumları | Galeri | İletişim         

  

NEVİN MERİÇ® 2011  RESMİ WEB SİTESİ |www.nevinmeric.com
Yayınlanan yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması  5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre (YASAKTIR) suçtur.