ALO FETVA GÜNLÜĞÜ/5 “ERKEĞİN ELİNİN KİRİ” KABULÜNÜN HAYATA YANSIMASI
0
Yorum
479

kez okundu..

 ALO FETVA GÜNLÜĞÜ/5

“ERKEĞİN ELİNİN KİRİ”

KABULÜNÜN HAYATA YANSIMASI

Zina eden erkek, zina eden veya müşrik olan bir kadından başkası ile evlenmez; zina eden kadınla da ancak zina eden veya müşrik olan erkek evlenir. Bu, müminlere haram kılınmıştır”. (Nur24/3)

Fetvaya gelen sorulardan bazıları da bu ayet özelinde olurdu. Zina edenler illa ki zina edenle mi evlenmesi gerekiyordu. Mesela bir hanımın sorusunu hatırlıyorum kendisiyle evlenmek isteyen kişiyle bu durumunu bütün detaylarıyla konuşup tevbe ettiğini, artık bu işlere tevessü etmediğini, geçmişini kabul ederse evlenmeyi kabul edeceğini söylemiş. Adamın böyle bir yönü yokmuş ve  tevbe edeni Allah affediyor ben ne oluyorum ki deyip kabul etmiş.  Ve fakat ya okudukları veya dinledikleri bir mealde bu ayetle karşılaşınca kafaları karışmış. Bu ayet kendilerini de kapsıyor mu? diye. Ve öğrenmek için aramışlar bizi.

Öncelikle tevbe eden annesinden doğmuş gibidir. Söz verip sözünde durduktan sonra hukuk geriye işlemez. Bu dinde de böyle. Dinin en önemli yanı da hak ve hukuk zaten …

Ama  ayetin kapsam alanını gösteren hayata dair telefonlar da az değildir fetvada.  

Bir gün, heyecanlı, telaşlı kısık bir sesle arayan hanımı hatırlıyorum. Kocam evde diğer odadan arıyorum duymasın diye de sesim kısık dedi: Mahallemizde düğün var. Sesleri belki duyuyorsunuz. Konvoy gelin almaya geldi kocam ooo o kız kaç kişiyle birlikte oldu bütün mahalle biliyor, bunu konuşuyor, şimdi de evleniyor. Kocasına söyledi mi, biliyor mu acaba,onun nikahı kabul olmaz. Erkek evlenmeden böyle işler yapabilir ama evlendikten sonra asla. Zina olur benim de evlenmeden önce birkaç tecrübem oldu ama senden sonra asla nikahıma halel getirmem ama kadın başka kadın evlenmeden önce zina ederse nikahı kabul olmaz, ölene kadar dedi. Benim de kafama takıldı canım sıkıldı. Evlenmeden önce istemeden böyle birkaç olay yaşadım. Evlenmek isteyenler olunca çaresine baktık ve evlendim. Bir çocuğum var eşimde iyi bir insan ama nikahı olmaz, ölene kadar zina yapar diyor…  doğru mu?.

Soru hayata dair ne kadar önemli ipuçları veriyor. Toplumsal cinsiyet rolleri, algıları oluşturan veriler, kadınlar, erkekler …  söylenecek de yazılacak da çok şey var. Aslında parça parça, hepsi de yazılmış. Ama fetva sorusu birleştirdi işte. Bir soruda bin hayat, bin hakikat var … fetvada ki kazanım bu işte … parça bölük, orada burada okuduklarınızın bir soru da önüne gelmesi insanın …

İslam dininin özelde fetvanın bir güzel yanı da kişiyi yapacakları karşısında serbest bırakması. Esas karar veren kişi fetva bilgilendirme anlamında aldığı yardım. Hayatıyla ilgili iradi yön kişiye ait. Bunun insan için taşıdığı önem tarif edilemez. Bilgi sahiplerini zülüm etmekten, kişileri de köle olmaktan koruyan ince ve güzel bir çizgi var bunda. Orada kişi Allah ile yalnız, karşı karşıya o ana kimse dokunamıyor elhamdülillah. O yüzden de hesap bireysel. Evliklerde bile. Bir ömrü birlikte geçirseniz de babanızın adıyla çağrılan kadınlar  ve erkekler  olarak hesaba çekileceksiniz.

Nitekim ayet dikkatli okunursa erkek kadın diye ayırmıyor. Peki neden insanımz bunu yapıyor? İnsan- güç ilişkisinden, insanın güce olan zaafı burada devreye giriyor. Güçlü güçlüyle paslaşıp, zayıfı eziyor. Evet ama bu orman kanunu. İnsan şehirde yaşayan medeni mahluk değil mi?.  Din de insana bunu vaaz ediyor. İnsan davranışlarının ıslahını belirleyen, tavsiye eden davranışlar üzerinden  Kur’an-ı Kerim okunduğunda daha net anlaşılır sanırım konu.

Bu dinde olmayan ve fakat insanın dünya hayatında ihdas ettiği, güce pirim üzerinden oluşturulan kabulün sonu töre cinayetlerine kadar gidiyor. Herkes biliyor ki bu iş iki kişiyle ama cezalandırılan, ölen sadece kadın. Böyle bir sunum almıştık konuyu çalışmış şimdi de mv olmuş bir öğretim görevlisinden. Aynı soruyu; “aileler bu konuda hiç vicdanları sızlamıyor mu karşı taraf elini kolunu sallaya sallaya dolaşıyor mu” diye sormuştum. Kim olduğu biliniyor ama hiç gündeme gelmiyor” demişti.  Bir mahalle, şehir, ülke de buna göz yumuyor. Bu iş o kadar ucuz değil;  dünya zaten ölüm üzere kurulmuş, önemli olan gittiğin yer ve orada nasıl yaşayacağını inşa etmek. Dünya bunun için var.

Dinin misyonu müntesiplerini yanlıştan uzaklaştırmak. Kötü ile arasına mesafe koymasını sağlamak. Bunun için de belli bir yaş ve kriter yok. Ergenlik insan hareketlerinde hukukun başladığı takvim.  Ondan öncekiler aileden soruluyor.

Yine yukarıdaki ayete gelirsek “Zina eden erkek/kadın”ın davranışlarını biçimliyor. Yani bu işte tevbe etmeyip, devam ederler, normal görürlerse onlar için beklenen yaşam tarzı kendi cinsinden davranış sahipleridir mealinde. Fetvaya gelen soru da bunun örnekliği. Bu minvalde çok soru alındığı da söylemeliyim.

İnsanların en çok zorlandıkları alan. Bir de kamusal alan ve kurumsal yapıların buna zemin hazırlayan yönleri olunca uzak durmak epey mesai gerektiriyor. Hoş her dönemde benzer sıkıntılar çeker insan. Biyoloji zamanlar üstü çalışır. Bu iyi bilindiğinden insan davranışlarını değiştirmek isteyenler biyolojik yapı üzerinden harekete geçerler. Bu  yapıyı eğitemeyen söz geçiremeyenlerin işi zor. İbadetlerin bir başka görevi de iradeyi güçlendirmek. Hz. Yusuf sadece tarihi bir şahsiyet/peygamber değil, yaşadığı duruma dair örnekliğin kıyamete kadar devam edeceğinin kod davranışını gösteren kişi.  O yapabilmişse herkes yapar. Biliyorsunuz Peygamberler herkesten daha ağır imtihanlara tabi tutulurlar. Dolayısıyla o peygamberdi ama itirazı çok da doğru bir çıkarsama değil…

Sonuç olarak Müslüman kendisini ve ailesini düşünür. Ailenin kadınlarına yapamayacağı davranışları diğer kadınlara da yapmaz. Çünkü bilir ki bunun getirisi kendi canını daha çok acıtacak. Bugün elinin kiri diye kendisini pohpohlayanlar dünya ve ahiretini zora sokacak durumlar yaşatmasın sonra. Tekrar bir arınmaya, düşünce hal ve hareketler de ihtiyacımız var demek ki.

Nevin Meriç /26.10.2017

 

26.10.2017 tarihinde yazıldı..
Nevin MERİÇ

İsminiz
Puanınız
Yorumunuz
Kalan karatkter sayısı : 500
Yorumumu Gönder


Anasayfa | Ziyaretçi Yorumları | Galeri | İletişim         

  

NEVİN MERİÇ® 2011  RESMİ WEB SİTESİ |www.nevinmeric.com
Yayınlanan yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması  5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre (YASAKTIR) suçtur.